Megakent İstanbul'un can damarı olan barajlardaki su seviyesi, yaz aylarının getirdiği kuraklık, artan sıcaklıklar ve zirve yapan su tüketimi nedeniyle tehlikeli bir düşüş trendine girdi. Yılın en yüksek doluluk oranına yüzde 72,05 ile mayıs ayında ulaşan su seviyesi, aradan geçen aylarda yüzde 56 sınırına kadar geriledi.
Su kaynaklarının durumuyla ilgili paylaşılan güncel istatistiklere göre, kentin toplam 868 milyon metreküpü aşan biriktirme hacminin yarısından biraz fazlası dolu durumda. Barajlara dış kaynaklardan takviye yapılmadığı senaryoda, mevcut suyun metropolün taleplerini çok uzun süre karşılayamayacağı ifade ediliyor. Uzmanlar, özellikle Melen ve Yeşilçay gibi dış havzalardan su aktarımı durdurulduğu takdirde rezervlerin belirli bir süre sonra tükenebileceğine dikkat çekiyor.
Yaz döneminde sıcak hava dalgalarıyla birlikte buharlaşma hızının maksimum seviyeye ulaştığına işaret eden bilim insanları, şu an için kısa vadede büyük bir kriz beklenmediğini ancak sonbahar aylarının büyük bir risk barındırdığı konusunda birleşiyor. Eylül, ekim ve kasım aylarında düşecek yağış miktarlarının hayati önem taşıdığı vurgulanırken, barajların tabanındaki ölü hacim nedeniyle suyun tamamının kullanılamayacağının altı çiziliyor.
Metropolde sürdürülebilir su yönetimi için bireysel ve kurumsal tasarrufun şart olduğu belirtiliyor. Evlerden sanayi tesislerine kadar her alanda bilinçli tüketimin teşvik edilmesi, gri su geri dönüşüm sistemlerinin yaygınlaştırılması ve yağmur suyu hasadı gibi yöntemlerin hayata geçirilmesi, olası bir su krizinin önüne geçmek için atılacak en kritik adımlar arasında gösteriliyor.