İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, Tel Aviv'deki Reichman Üniversitesi'nde gerçekleştirdiği konuşmada, ülkesinin uluslararası alanda benzeri görülmemiş bir yalnızlaşma süreci yaşadığını belirtti. Lapid, bu durumun Hamas, Katar ve İran'ın stratejik planlarının bir sonucu olduğunu savunurken, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetini de izlenen politikalar nedeniyle sert bir dille eleştirdi.
Uluslararası tecridin somut örneklerine dikkat çeken Lapid, Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında çıkardığı tutuklama emirlerini hatırlattı. Bu durumun tesadüf olmadığını belirten muhalefet lideri; Hollanda'daki havalimanı kontrollerini, İrlanda'daki futbol karşılaşmalarında düzenlenen protestoları, Eurovision boykotunu ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Netanyahu'nun konuşması esnasında salonun boşaltılmasını tecridin açık kanıtları olarak sıraladı.
Netanyahu yönetiminin ülkeyi ekonomik bir refah merkezinden uzaklaştırarak sürekli savaş hallerinin yaşandığı bir 'Büyük Sparta'ya' dönüştürdüğünü ifade eden Lapid, kabine üyelerinin skandal niteliğindeki açıklamalarının da küresel kamuoyunda ülkenin imajını zedelediğini vurguladı. Lapid, bazı bakanların Gazze'ye nükleer silah atılması veya sivillerin aç bırakılması yönündeki ifadelerinin dünya genelinde ekranlara yansımasının küresel tepkileri artırdığına dikkat çekti.
Öte yandan, aralarında İngiltere, Fransa ve Kanada gibi geleneksel müttefiklerin de yer aldığı 12 Batı ülkesi, Filistin topraklarındaki şiddet olayları ve radikal politikalar nedeniyle bazı İsrailli bakanlar ile radikal yerleşimcilere yönelik vize yasağı ve mali yaptırım kararları aldı. 8 Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılar sonucunda Gazze'deki insani kriz derinleşirken, Tel Aviv yönetiminin diplomatik alandaki hareket alanı her geçen gün daralıyor.