İspanya genelindeki tarihi kiliselerde yapılan kapsamlı bir araştırma, gözlerden kaçan benzersiz bir tarihi mirası ortaya çıkardı. Bağımsız tarihçi ve arkeolog Enrique Pérez-Campoamor Miraved'in yürüttüğü çalışmalar sonucunda, ülkenin dört bir yanındaki mabetlerin girişinde kutsal su kabı olarak kullanılan yaklaşık 140 adet dev deniz kabuğu tespit edildi.
Güneydoğu Asya sularına özgü dünyanın en büyük çift kabuklu yumuşakçası olan Tridacna gigas türüne ait bu devasa objeler, zamanla taş rengini alarak aşındığı için bugüne kadar kiliseyi ziyaret edenlerin büyük çoğunluğu tarafından fark edilmedi. Çoğunlukla 80 ila 90 santimetre uzunluğunda olan, bazıları ise bir metreye yaklaşan bu dev kabukların ağırlığı kimi örneklerde yüzlerce kilogramı bulabiliyor.
Tarihsel kayıtlara göre, İspanya'nın geçmişteki sömürge dönemi bağlantıları sayesinde Filipinler'den getirilen bu kabuklar, 18 ve 19. yüzyıllarda binlerce kilometre deniz yolu kat ederek Avrupa topraklarına ulaştı. Özellikle İspanya'nın kuzeyindeki Eo nehri çevresi, 17 adet dev kabukla ülke çapındaki en yoğun buluntu alanı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, dönemin aktif deniz ticaret hatları ve bölgedeki din adamlarının Filipinler ile olan sıkı bağlarının bu dağılımda belirleyici rol oynadığını belirtiyor.
Romalılar döneminde arınma sembolü olarak görülen ve ünlü hac yolu Santiago Yolu'nun da alametlerinden biri olan bu dev kabuklar, günümüzde hak ettiği ilgiyi görmeyi bekliyor. Araştırmacılar, kilise ziyaretçilerinin önünden geçip gittiği bu devasa deniz canlısı kabuklarının ardındaki zengin tarihi hikâyenin fark edilmesini ve hak ettiği değeri görmesini amaçlıyor.