Güncelleme Tarihi: Ağustos 01, 2026 13:23 İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'ya (Sebte) yaklaşık 50 bin kişiyi aşkın düzensiz göçmenin akın etmesi Avrupa'da siyasi
krizi tetikledi. İtalya, İspanya ile Schengen uygulamasını askıya alırken, Fransa sınır kontrollerini sıkılaştırma kararı aldı. Avrupa Birliği
ülkelerinden peş peşe gelen sert açıklamalar, göç politikalarını yeniden tartışmaya açtı. 50 BİNDEN FAZLA
GÖÇMEN CEUTA'YA AKIN ETTİ İspanyol yetkililer, son 24 saatte yaklaşık 50 binden fazla düzensiz göçmenin Fas kıyılarından yüzerek veya sınır çitlerini aşarak Ceuta'ya ulaştığını açıkladı. Fas'ın Fenidek kıyılarından Ceuta'ya yüzmeye çalışan 800'den fazla düzensiz göçmene 30 Temmuz'da müdahale edilirken, olayların kısa sürede büyüyerek kitlesel göç hareketine dönüştüğü bildirildi.CAN KAYBI 67'YE YÜKSELDİ EFE haber ajansının emniyet kaynaklarından aldığı bilgiye göre, Fas'tan İspanya'nın Ceuta kentine geçen düzensiz göçmenlerin dönüşü sürüyor. Son 30 saatte yaklaşık 69 bin 500 kişinin Fas'a geçtiğinin tahmin edildiği, gece boyunca yeni bir yasa dışı girişimin kaydedilmediği bilgisi paylaşıldı. İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada Fas'tan İspanya'ya geçmeye çalışırken yaşamını yitiren düzensiz göçmenlerin sayısında artış olduğu ve ölü sayısının 67'ye yükseldiği duyuruldu. Bu arada ekiplerin, Tarajal Sınır Kapısı'na güvenlik bariyeri kurulumu için çalışmalara başladığı belirtildi. İspanya hükümeti, sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Ceuta'ya ek Ulusal Polis, Sivil Muhafızlar ve askeri birlikler sevk etmişti. Düzensiz geçişlerin büyük oranda azaldığı bildirilse de güvenlik güçlerinin sınır hattındaki teyakkuz halinin sürdüğü ve yeni toplu geçişleri önlemek için Faslı yetkililerle koordinasyonun devam ettiği belirtildi.
Göçmen akınının ardından İspanya hükümeti güvenliği sağlamak amacıyla silahlı kuvvetleri Ceuta'ya sevk etti. Başbakan Pedro Sanchez, hükümetin tüm imkanlarını seferber ettiğini belirterek bölgeye ek polis ve jandarma birlikleri gönderildiğini açıkladı. Sanchez, dalgakıranlara şamandıra yerleştirileceğini ve yeni güvenlik tedbirlerinin uygulanacağını duyurdu.
Göçmen akınını İspanyol topraklarının "ihlal edilmesi" olarak nitelendiren Sanchez, düzensiz göçmenlerin geri gönderileceğini söyledi. "Bu durum emsalsiz." diyen Sanchez, İspanya'da düzensiz göçün uzun süredir düşüş eğiliminde olduğunu ancak son gelişmelerin bu tabloyu değiştirdiğini ifade etti. Göç krizinin ardından İtalya, İspanya ile Schengen uygulamasını geçici olarak askıya aldı. İtalyan ANSA ajansının haberine göre karar, İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi'nin başkanlığında toplanan Göç ve Sınır Güvenliği Analiz Komitesi'nin değerlendirmeleri sonrasında alındı. İtalya'nın İspanya ile kara sınırı bulunmamasına rağmen karar, iki ülke arasındaki hava ve deniz yolu ulaşımını etkileyecek. Yolcuların İtalya'ya girişte pasaport göstermesi gerekecek. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, kararın vatandaşların güvenliğini sağlamak ve Avrupa sınırlarını korumak amacıyla alındığını belirtti. Tajani, "Sebte'deki
göçmen krizi, Avrupa Birliği sınırlarının yönetiminin üye ülkelerin ortak sorumluluğu olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İspanya'nın Schengen bölgesinden çıkarılması çağrısında bulundu. Meloni, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Ceuta'dan gelen görüntüler çarpıcı ve bir kez daha kontrolsüz yasadışı göçün Avrupa sınırlarının güvenliğine somut bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor." dedi. Finlandiya da İspanya'nın Schengen'den çıkarılması yönündeki çağrıya destek verdi. Antonio Tajani'nin de benzer açıklamaları, Madrid ile Roma arasında diplomatik gerilime neden oldu. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, protesto amacıyla İtalya'nın Madrid Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı. Albares, "Dost bir ülke ve ortağımızdan, parti siyaseti demagojisi yerine Avrupa dayanışması beklediğimiz bir ülkenin dışişleri bakanından gelen bu mesaj yakışıksızdır." dedi. FRANSA VE POLONYA SINIRLARINI GÜÇLENDİRİYOR Fransa, İspanya sınırındaki kontrolleri artıracağını açıkladı. İtalya ile Fransa arasında daha önce imzalanan polis iş birliği anlaşmaları kapsamında kara sınırındaki denetimlerin güçlendirilmesi konusunda da mutabakata varıldı. Polonya Başbakanı Donald Tusk ise ülkesinin Avrupa'yı yasa dışı göçten korumak amacıyla Belarus sınırını milyarlarca dolarlık yatırımlarla güçlendirdiğini hatırlattı. Tusk, "Schengen'in varlığını sürdürebilmesi için İspanya'nın bizim örneğimizi izlemesi gerekiyor." ifadelerini kullandı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ceuta'daki görüntüleri "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Von der Leyen, "Kurallarımıza uymadan kimsenin Birliğimize gelmesine izin veremeyiz. Tehlikeli geçişler derhal durdurulmalıdır." dedi. BAZI AVRUPA ÜLKELERİNDEN AB'YE ORTAK MEKTUP İtalya, Danimarka, Belçika, Hollanda, Almanya, Finlandiya, Çekya, Polonya, Litvanya, Slovenya, Slovakya, Hırvatistan, Bulgaristan, Romanya, Letonya, Estonya, Macaristan, İsveç, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Malta ve Avusturya, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'ya mektup yolladı. Kontrolsüz kitlesel geçişlere izin verilmemesi gerektiğine işaret edilen mektupta, AB'ye yasa dışı girişin mümkün olduğu algısının oluşmaması gerektiği vurgulandı. Mektupta, son günlerde yaşanan gelişmeler ışığında Avrupa ülkelerinin hızlı ve koordineli bir cevap vermesi gerektiği belirtilerek, "İspanya ve Fas'ın düzensiz göçmenlerin hızlı bir şekilde geri gönderilmesini sağlamak için yakın işbirliği yapmasını ve büyük bir kısmının zaten geri gönderilmiş olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. AB'nin desteğiyle mevcut durumun tamamen kontrol altına alınacağını umuyoruz." ifadelerine yer verildi. AB üye ülkelerinin içişleri bakanlarının katılımıyla bir toplantı talep edilen mektupta, bu toplantıda yasa dışı göçle mücadelede nelerin yapılabileceğinin ele alınabileceği kaydedildi. Göç
krizi, ABD yönetiminin de gündemine girdi. Beyaz Saray Basın Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, Fox News'e yaptığı açıklamada, "Başkan Donald Trump, Avrupa'yı, kitlesel göçü mümkün kılan aşırı solcu politikaların sonuçları konusunda uzun zamandır uyarıyor." dedi. Kelly, "Bu yıkıcı anlayışı benimseyen İspanya ve diğer ülkeler rotalarını değiştirmeli, aksi halde kendi sonlarını hazırlayacaklar." ifadelerini kullandı. Beyaz Saray Genelkurmay Başkan Yardımcısı Stephen Miller da göçmenlerin Ceuta'ya akın ettiği görüntüleri paylaşarak Demokratları hedef aldı. Ceuta'daki gelişmeler İngiltere'de de alarm
yarattı. Muhalefetin Dışişleri Sözcüsü Priti Patel, göçmenlerin bir bölümünün İngiltere'ye ulaşmaya çalışacağını belirterek hükümete sınır güvenliğini artırma çağrısı yaptı. Başbakan Yardımcısı Louise Haigh ise Ceuta'daki olayları "son derece endişe verici" olarak nitelendirerek, yasa dışı göçün engellenmesi gerektiğini söyledi. İngiltere Başbakanı Andy Burnham, gelişmeleri "endişe verici" olarak nitelendirdi ve yetkililerin İspanyol makamlarıyla temas halinde olduğunu söyledi. Burnham, İspanya'ya "destek sağlamak ve olası senaryoları anlayabilmek için" gelişmeleri yakından takip ettiklerini açıkladı.
Göçmen akını nedeniyle Ceuta'da günlük yaşam da olumsuz etkilendi. Birçok göçmenin yanlarında yalnızca mayo ile ve hiçbir eşyası olmadan kente ulaştığı belirtilirken, bazı işletmeler kepenk kapattı, çok sayıda kişi ise evlerinden çıkmadı. Ceuta'da iş yeri bulunan Jose Carlos Lara, "Kıyamet gibi. Her yerde insan sel gibi akıyor." sözleriyle yaşananları anlattı