İskoçya Bölgesel Parlamentosu yaz tatilinin ardından kapılarını yeniden açarken, siyasi gündemin en sıcak maddesini İsrail ile ticari ilişkiler ve yaptırımlar oluşturuyor. Parlamento çatısı altında faaliyet gösteren İskoç Yeşiller Partisi, Başbakan John Swinney'in açıklayacağı yeni dönem hükümet programı öncesinde yönetime net bir çağrıda bulundu.
Yeşiller Partisi'nin talepleri arasında, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin listesinde yer alan ve işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsrailli oluşumlarla iş birliği yapan şirketlerin tüm sözleşmelerinin feshedilmesi yer alıyor. Ayrıca parti, yerel yönetimlerin Filistin öncülüğündeki Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar (BDS) hareketine destek vermesinin önünü açacak yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyor. Bu bağlamda, kamu alımlarında coğrafi kökene dayalı kısıtlamalar getiren ve eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher döneminden kalma 1979-1990 yasalarının yürürlükten kaldırılması talep ediliyor.
İskoç bakanlardan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın hemen ardından Moskova yönetimine karşı devreye sokulan ekonomik rehbere benzer bir kılavuzun İsrail için de hazırlanması isteniyor. Bu kılavuz aracılığıyla İskoç işletmelerin İsrail ile ticaretlerini askıya almaları yönünde yönlendirilmesi bekleniyor.
Parlamentoda daha önce kabul edilen önergelere rağmen hükümetin somut adımlar atmadığını savunan İskoç Yeşiller Partisi Milletvekili Patrick Harvie, iktidarı eleştirdi. Harvie, "Bir şirket apartheid rejiminden ve soykırımdan kar sağlıyorsa, İskoç hükümeti bu şirketin İskoçya'daki kamu fonlarından yararlanmasını engellemek için elindeki tüm imkanları seferber etmelidir" ifadelerini kullandı. Yeni yasama döneminin bir dönüm noktası olması gerektiğini vurgulayan Harvie, mevcut tüm ticari anlaşmaların titizlikle incelenmesini ve yasa dışı faaliyetlere destek veren firmalarla bağların tamamen koparılmasını talep etti.
İskoç Hükümeti Sözcüsü ise eleştirilere yanıt vererek, bölgedeki krizin başından bu yana ateşkesi savunan öncü yönetimlerden biri olduklarını belirtti. Gazze'deki duruma karşı insan hakları odaklı bir tutum izlediklerini vurgulayan sözcü, geçtiğimiz dönemde hayata geçirilen ekonomik ve insani tedbir paketini hatırlattı. Bu kapsamda, uluslararası hukuk ihlallerine karıştığına dair makul kanıtlar bulunan ülkelere ürün veya hizmet sağlayan savunma sanayi şirketlerine yönelik kamu fonlamalarının askıya alındığı ve bu politikanın halihazırda kararlılıkla uygulandığı ifade edildi.