Küresel enerji ticareti ve deniz taşımacılığı açısından hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'na ilişkin İran'dan kritik bir hamle geldi. Tahran yönetimi, Umman ile varılan mutabakat neticesinde bölgedeki deniz güzergahında önemli bir düzenlemeye gidildiğini duyurdu.
İran devlet televizyonuna açıklamalarda bulunan üst düzey yetkili Garibabadi, Umman ile Hürmüz Boğazı'nda ortak bir koridorun etkinleştirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını belirtti. Bu adımın, güney koridorunun tamamen kapatılması anlamına geldiğini vurgulayan Garibabadi, boğazdaki geçiş güzergahının geçici olarak 7 mil genişliğinde belirlendiğini kaydetti. Umman'ın güney güzergahını kapatmayı kabul ettiğini ve İran silahlı kuvvetlerinin bu rotadan geçişlere kesinlikle izin vermediğini ifade eden yetkili, mevcut durumun geçici olduğunu ve kalıcı bir güzergah için müzakerelerin süreceğini aktardı.
Hürmüz Boğazı'nın hâlihazırda kapalı olduğunu ve bölgede tam kontrolün Tahran'da bulunduğunu savunan Garibabadi, uluslararası kamuoyunda yer alan gemilerin geçiş yaptığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığının altını çizdi. ABD ve diğer ülkelere net bir mesaj gönderen Garibabadi, boğazın yalnızca İran'ın belirlediği kurallar çerçevesinde açılabileceğini belirtti.
Boğazın yeniden ulaşıma açılması için Washington yönetiminin somut adımlar atması gerektiğini belirten İranlı yetkili, öncelikle ABD'nin ihlal ettiği taahhütleri yerine getirmesini talep etti. Savaşın sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve Yemen krizinin çözüme kavuşturulmasının şart olduğunu dile getiren Garibabadi, aksi takdirde geçişlere izin verilmeyeceğini yineledi.
ABD'li yetkililerin mayınların temizlendiği ya da temizlenmesi için bölgeye gemi gönderileceği yönündeki iddialarına da sert tepki gösteren Garibabadi, "Eğer ABD mayınların tamamen temizlendiğini iddia ediyorsa neden bir gemi geçiş yapmıyor? İran'dan başka kimse bu mayınların yerini bilmiyor" şeklinde konuştu. ABD mayın tarama gemilerinin bölgeye girmesi durumunda meşru hedef haline geleceğini belirten Garibabadi, Washington'ın bu yöndeki açıklamalarının küresel piyasaları sakinleştirmeyi amaçlayan hamleler olduğunu sözlerine ekledi.