Uluslararası Para Fonu (IMF), önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacak olan kapsamlı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun merakla beklenen bölümlerini önceden erişime açtı. 'Şoklara Açık Bir Dünyada Yol Almak: Yaşam Maliyeti Krizlerinden Dersler' başlığını taşıyan bu özel bölümde, küresel ölçekte yaşanan krizlerin ekonomik yapı üzerindeki derin etkileri masaya yatırıldı.
Raporda, özellikle yaşam maliyeti krizlerinin tepe noktaya ulaştığı dönemlerde, gıda ve enerji gibi temel tüketim maddelerinde görülen ani fiyat artışlarının kalıcı bir karaktere büründüğü açıkça ifade edildi. Bu durumun çalışanların reel gelirlerini erittiği, iç talebi baskıladığı ve orta vadeli enflasyon beklentilerini tehlikeli bir şekilde yukarı yönlü tetiklediği kaydedildi.
Gelir adaletsizliği boyutuna da dikkat çekilen değerlendirmede, düşük gelirli hanelerin bütçelerinin çok daha büyük bir bölümünü zorunlu harcamalara ayırmak zorunda kaldığı hatırlatıldı. Bu gerçeklik, krizlerin dar gelirli kesimleri çok daha ağır ve orantısız bir biçimde vurduğunu, bunun da gelir dağılımı ile yoksullukla mücadele açısından kritik riskler barındırdığını ortaya koydu.
Geçmişteki kriz senaryolarında hükümetlerin izlediği politikalara da değinen kurum, gelişmiş ülkelerin doğrudan gelir destekleri ve fiyat odaklı adımlar attığını, buna karşılık gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelerin daha çok üretici sübvansiyonları, fiyat kontrolleri ve genel maaş artışlarına odaklandığını bildirdi.
Enflasyonla mücadelede en etkin yöntemin altını çizen uzmanlar, dar gelirli ve kırılgan kesimleri korumanın en maliyetsiz yolunun hedeflenmiş geçici gelir transferleri olduğunu vurguladı. Genel sübvansiyonların bütçelere aşırı yük getirdiği ve küresel emtia fiyatlarını dahi tetikleyebileceği uyarısında bulunularak, geniş çaplı tedbirlerin yalnızca istisnai durumlarda ve çok kısıtlı bir şekilde uygulanması gerektiği bildirildi.