Geniş yankı uyandıran "çıkar amaçlı suç örgütü" davasında yargı süreçleri tüm hızıyla sürerken, duruşmada dikkat çekici savunmalar ve sıra dışı iddialar gündeme geldi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen davanın 70. oturumunda, tutuksuz sanık sıfatıyla hakim karşısına çıkan CHP 27. Dönem İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan hakkındaki suçlamaları reddetti.
Rüşvet alıp verdiğine yönelik iddiaların tamamen asılsız olduğunu belirten Aydoğan, İBB bürokratlarının da salonda bulunduğuna dikkat çekerek, "Herhangi bir nedenle hukuka aykırı tavassut ilişkisi kurduğumu iddia eden çıkarsa kendimi yakarım" diyerek tepki gösterdi. Dosyada delil olarak yer alan ses kaydının hukuka aykırı yollarla elde edildiğini öne süren deneyimli siyasetçi, kayıttaki bazı ifadelerin kendisine ait olmadığını, montaj veya ekleme-çıkarma yapılmış olabileceğini savundu.
2022'nin sonlarından itibaren Ekrem İmamoğlu ile siyasi görüş ayrılıkları yaşamaya başladığını, bu tarihten sonra aralarındaki iletişimin minimum seviyeye indiğini anlatan Aydoğan, rüşvet iddialarının karşılığında "danışmanlık ücreti" kisvesi altında hukuki süreçlerin manipüle edildiğini iddia etti. Savunmasında "Rahman Bey" olarak bahsettiği bir hukukçunun adını geçiren Aydoğan, bu kişinin yönlendirildiği kişiler arasında geçen 200 bin dolarlık vekalet ücreti meselesinden haberdar olmadığını, olayın bir kumpas olabileceğini ifade etti.
Aynı duruşmada savunma yapan gazeteci Şaban Sevinç ise İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ile 7 yılda sadece 26 kez görüştüğünü, bu görüşmelerin tamamen mesleki faaliyetler kapsamında gerçekleştiğini belirterek beraatını talep etti. Mahkeme heyeti, diğer tutuksuz sanıkların dinlenmesine devam edilmek üzere duruşmaya ara verdi.