Yemen ile Somali arasında son dönemde yoğunlaşan diplomatik ve lojistik temaslar, stratejik öneme sahip Aden Körfezi ile Kızıldeniz'deki güvenlik dengelerini sarsmaya devam ediyor. Bölgedeki istihbarat raporlarına göre, Yemen'deki Husiler ile Somali merkezli El-Şebab örgütü arasında silah transferlerinden askerî eğitime, mali iş birliklerinden istihbarat paylaşımına kadar uzanan derin bir ortaklık kuruluyor. Farklı mezhepsel kökenlerine rağmen iki yapının Batı ve İsrail karşıtlığı ortak paydasında birleşmesi, uluslararası güvenlik birimlerini alarma geçirmiş durumda.
Bu küresel tedirginliğin merkezinde yer alan isimlerden biri olan 38 yaşındaki Yahya Ali, Somali ile Yemen arasındaki kaçakçılık ağını yöneten kilit aktör olarak biliniyordu. İki yapı arasında köprü vazifesi gören Ali, 12 Şubat tarihinde Yemen'in el-Ghayda kenti yakınlarında yeni evlendiği eşiyle sahilde bulunduğu sırada düzenlenen şüpheli bir hava saldırısında yaşamını yitirdi. ABD'li yetkililer olayın arka planındaki rolleri konusunda sessizliğini korurken, bu suikastın Washington'ın iki örgüt arasındaki artan iş birliğine karşı duyduğu endişenin bir yansıması olduğu değerlendiriliyor.
İstihbarat belgeleri ve uzman analizlerine göre, Husiler ve El-Şebab arasındaki ilişki basit bir silah ticaretinin çok ötesine geçmiş durumda. Husilerin başkent Sana'da Yahya Ali'ye lüks bir daire tahsis ettiği, örgüt üyelerinin ise sahte kimliklerle bölgede serbestçe hareket ettiği ortaya çıktı. Öte yandan, El-Şebab'ın Yemen'e üst düzey temsilciler göndererek roket sistemleri, keskin nişancı tüfekleri, tanksavar silahları ve gelişmiş insansız hava araçları talep ettiği biliniyor. Özellikle Husi kontrolündeki bölgelerde eğitim alan El-Şebab militanlarının, İHA montajı ve kullanımı konusunda uzmanlaştığı iddia ediliyor.
Silah ve mühimmat sevkiyatının ise paravan şirketler ve sivil görünümlü kargo sevkiyatları aracılığıyla gerçekleştirildiği, Yemen limanlarından küçük teknelerle Aden Körfezi'ni aşarak Somali'ye ulaştırıldığı ifade ediliyor. Yıllık yüz milyonlarca dolarlık finansal kaynağa sahip olan El-Şebab'ın, bu ekonomik gücü Husilerin askerî ve teknolojik kapasitesiyle birleştirdiği belirtiliyor. Yahya Ali'nin ölümüne rağmen haziran ayında Husi heyetlerinin Somali'ye giderek Jilib kentinde üst düzey görüşmeler gerçekleştirmesi, iki örgüt arasındaki stratejik ittifakın hız kesmeden devam ettiğini gözler önüne seriyor.