Orta Doğu, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında geçici olarak sağlanan sükunetin bozulmasıyla yeniden alev aldı. İki gücün karşılıklı hamleleriyle bölge tam anlamıyla bir ateş çemberine dönerken, hem Washington hem de Tahran cephesinden savaşın seyrini değiştirecek kritik adımlar geliyor. ABD'nin İran'ın hayati altyapısını hedef alan ağır bombardımanlarına karşı Tahran yönetimi, bölgedeki ABD askeri varlıklarına ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine yönelik çok dalgalı misilleme operasyonları başlattı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce sinyallerini verdiği altyapı imha stratejisini devreye soktu. "Çelik Duvar" adıyla anılan deniz ablukasının Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi'nde aktif hale getirilmesiyle birlikte, bölgede ticari geçişler sıkı denetim altına alındı. CENTCOM, abluka kurallarına uymadığı iddia edilen ticari gemilere müdahale edildiğini ve bölgede konuşlu 50 bin ABD askerinin en üst düzey askeri teyakkuz durumuna geçirildiğini duyurdu.
Hava operasyonlarında ise ABD savaş uçakları ve insansız hava araçları, özellikle İran’ın güney kıyılarındaki stratejik Bandar Abbas bölgesini hedef aldı. Bölgedeki hayati ulaşım hatlarını kesmeyi amaçlayan saldırılarda 6 köprü ile demir yolu bağlantı noktaları yerle bir edildi. ABD yönetimi, Tahran masaya oturmadığı takdirde ülkenin elektrik santralleri dahil tüm enerji altyapısının devre dışı bırakılacağı tehdidinde bulundu.
ABD'nin yıkıcı altyapı saldırılarına yanıt vermekte gecikmeyen İran Devrim Muhafızları Ordusu, misilleme operasyonlarının kapsamını genişleterek Körfez'deki ABD üslerini hedef aldı. Çok dalgalı füze ve kamikaze insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla Kuveyt, Bahreyn, Umman ve Katar'daki ABD askeri konuşlanmaları baskı altına alındı.
Devrim Muhafızları tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda, Bahreyn'de bulunan ve ABD unsurlarının kullandığı Sakhir Hava Üssü kamikaze İHA'larla vuruldu. Eş zamanlı olarak Kuveyt'teki erken uyarı radar sistemleri, cephanelikler ve füze rampaları hedef alındı; saldırılar sonucunda ülkede elektrik ve su arıtma tesislerinde ciddi hasarlar meydana geldi. Umman ve Katar semalarında da hareketlilik gözlenirken, Katar hava savunma sistemleri füze tehditlerine karşı devreye girdi. Kuveyt ve Bahreyn genelinde ise sirenlerin çaldığı, halkın sığınaklara çağrıldığı bildirildi.
Çatışmaların sivil nüfus üzerindeki faturası da her geçen gün ağırlaşıyor. İran Sağlık Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, son dönemde yoğunlaşan bombardımanlarda sivil can kayıpları artış gösterdi. Saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda sivil yaşamını yitirirken, yaralı sayısı yüzlerle ifade ediliyor. Özellikle Hürmüzgan eyaleti ve Çabahar liman bölgesindeki sivil altyapıların hasar görmesi insani durumu zorlaştırıyor.
Yoğun yaz sıcaklarının yaşandığı İran'ın güney eyaletlerinde, elektrik şebekesinin hedef alınması nedeniyle büyük bir enerji krizi baş gösterdi. Hükümet yetkilileri, sürdürülebilir bir enerji arzı sağlayabilmek adına halka günde en az bir saat klimaları kapatarak enerji tasarrufu yapma çağrısında bulunuyor.
İran askeri yetkilileri, Hürmüz Boğazı ve güney kıyıları genelinde güvenlik yeniden sağlanana kadar hedef gözeten saldırılarına kararlılıkla devam edeceklerini beyan ederken; ABD ise kendi personelini ve müttefiklerini korumak adına tüm savunma mekanizmalarını aktif tutacağını yineliyor. Bölgedeki tırmanışın tam teşekküllü bir bölgesel savaşa evrilmesinden endişe duyuluyor.