Dünya genelinde İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına gösterilen tepkiler artarken, bazı İsrailli vatandaşların yurt dışındaki agresif tutumları ve bu tutumları savunma biçimleri dikkat çekiyor. Çeşitli ülkelerde turist olarak bulundukları sırada "Özgür Filistin" sloganlarıyla karşılaşan bazı İsraillilerin çevreye saldırıp ardından polisle yaşadıkları gerilimlerde skandal bir savunma taktiğine başvurdukları görülüyor. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, bu kişilerin haklarındaki suçlamalardan sıyrılmak için sıklıkla "Ben Holokost kurbanıyım" diyerek mağdur rolü oynamaya çalıştıkları belgeleniyor. Benzer olayların Brezilya, Tayland ve ABD gibi farklı coğrafyalarda da yaşandığı rapor ediliyor.
Özellikle genç yaştaki turistlerin, tarihsel olarak kendilerinin de yaşamadığı II. Dünya Savaşı'ndaki Yahudi soykırımını bugünkü eylemlerini meşrulaştırmak için kullanması kamuoyunda büyük bir öfkeyle karşılanıyor. Sosyal medya kullanıcıları, bu tür söylemlerin işlenen suçları ve yaşanan insani dramları örtbas etme amacı taşıdığını vurgulayan yorumlar yapıyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın hem tarihsel hafızaya saygısızlık olduğunu hem de suçluların cezasız kalması için bir kalkan olarak tasarlandığını ifade ediyor.
Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri de ABD'de yargıya taşınan bir vakada görüldü. Craig Spiegel adlı bir doktor, reçete ve ilaç yazdığı çok sayıda hastasıyla cinsel ilişkiye girdiği gerekçesiyle hakim karşısına çıktı. Mahkemede suçlamaları kabul etmek zorunda kalan Spiegel'in, bu eylemlere ailesini Holokost'ta kaybetmesinin yarattığı travma nedeniyle yöneldiğini iddia etmesi şaşkınlık yarattı. Ancak mahkeme heyeti bu savunmayı geçersiz sayarak sanığı 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Yaşanan bu olayların ana akım medyada geniş yer bulmaması ise bilgi akışındaki manipülasyon iddialarını yeniden gündeme getirdi.
Öte yandan, tüm bu küresel tartışmaların gölgesinde Gazze'deki çocuklar eğitim ve yaşam mücadelesine devam ediyor. İsrail saldırıları nedeniyle neredeyse hiçbir okulun ayakta kalmadığı, kırtasiye malzemelerinin de abluka nedeniyle bölgeye giremediği Gazze Şeridi'nde, yeni öğretim yılının 19 Eylül'de başlaması planlanıyor. Filistinli çocuklar, tüm imkansızlıklara rağmen eğitimlerinden vazgeçmezken, İsrail'in "savaş aracı" olarak nitelendirdiği uçurtmaları gökyüzüne bırakarak direnişlerini sürdürüyor.