Leiden Üniversitesinin açıklamasına göre, ilgili araştırmanın sonuçları üniversitenin Akademi Binası'nda düzenlenen törenle Kral Willem-Alexander'a sunuldu. Leiden Üniversitesi bünyesinde projeyi yürüten Prof.
Gert Oostindie'nin yaklaşık 60 kişiden oluşan ekiple birlikte yaptığı araştırma kapsamında hazırlanan beş kitap krala teslim edilirken, 1600'lü yıllardan günümüze uzanan dönemin incelendiği araştırmanın ana sonucuna göre, Orange-Nassau Hanedanı'nın sömürgeciliğe "inançla ve esaslı bir çekince taşımadan" dahil olduğu belirtildi. Kraliçe Wilhelmina dahil tüm krallar ve kraliçelerin sömürgeciliği meşru ve Hollanda için önemli gördüğü, sömürge savaşlarını ve isyanların şiddetle bastırılmasını da kaçınılmaz ve haklı kabul ettiği tespit edildi.
Araştırmaya göre Kral Willem I, köle ticaretine ve köleliğe itiraz etmezken, 19. yüzyılda hüküm süren Willem II ve Willem III'ün bu konuda farklı düşünmelerine rağmen köleliğin kaldırılmasını desteklemediği belirlendi. Araştırmacılar, hanedan mensuplarına ait açıkça ırkçı ifadelere neredeyse hiç rastlamadıklarını ancak bu kişilerin Avrupalı ve beyaz üstünlüğünü esas alan politikaları desteklediğini kaydetti.
Araştırmanın sonuçlarının paylaşıldığı etkinlikte konuşan Oostindie, "Dönemin ruhu bir mazeret değil. (Kraliyet) Direnişten haberdardı, (kölelik karşıtı) fikirler dolaşımdaydı. Farklı bir tutum takınabilirlerdi.
Örnek olabilirlerdi." ifadelerini kullandı. Araştırmada, hanedanın sömürgeciliğe verdiği desteğin sömürge politikasında belirleyici olduğu anlamına gelmediği vurgulanan açıklamada, yöneticilerin sömürge meseleleri üzerindeki yetkisinin sınırlı kaldığı, politikayı Hollanda Doğu Hindistan Şirketi (VOC), Batı Hindistan Şirketi ve Genel Meclis (Staten-Generaal) yöneticilerinin belirlediği ifade edildi.
Araştırmacılara göre sömürgecilik, hanedan için, hanedanın sömürgecilik için olduğundan daha önemliydi. Sömürgecilik, ailenin ulusal ve uluslararası prestijini artırırken gelir de sağladı.
Hanedanın özellikle 19. yüzyılda sömürgecilikten bugünkü değeriyle yaklaşık yarım milyar euro kazanç elde ettiği, bunda VOC'nin ve daha sonra Hollanda Doğu Hint Adaları'nın (bugünkü Endonezya) belirleyici olduğu kaydedildi. Oostindie, Orange-Nassau Hanedanı'nın Hollanda sömürgeciliğine "inançla dahil olduğunu ve dolayısıyla hiç şüphesiz ortak sorumlu" olduğunu kaydetti.
Araştırmacılara "derinlemesine çalışmaları" için teşekkür eden Kral Willem-Alexander, "Bu araştırma netlik sağlıyor. Bulgular üstü örtülmemiş ve çarpıcı." dedi.
Araştırmanın, fark yaratabilecek durumlarda, kalıplara karşı duran bir liderliğin eksik olduğunu gösterdiğini belirten Kral, "Bu acı ve yüzleştirici bir sonuç. Beni derinden etkileyen bir sonuç." diye konuştu.
Araştırmanın sonuçlarını benimsediğini ifade eden Willem-Alexander, "Benim için bu çalışma bir son değil, bir teşvik. Geçmişi değiştiremem ancak bugüne ve geleceğe olumlu katkı sunmak için elimden geleni yapabilirim." dedi.
Kral, sonuçları "iyileşme, bağ kurma ve uzlaşma" için çaba göstermeye devam etmesinde ek bir teşvik olarak gördüğünü belirterek, araştırmanın sunduğu tarihsel bakış açısının bu konuda "hayati değer" taşıdığını kaydetti. Hollanda Kraliyet Sarayı'nın internet sitesinden yapılan açıklamada ise Kral Willem-Alexander'ın araştırmayı 2022'de başlattığı ve araştırmanın tasarımına, yürütülmesine ve sonuçların ifade edilmesine içerik açısından hiçbir şekilde müdahale etmediği vurgulandı.
Araştırma ekibine, Kraliyet Koleksiyonları tarafından yönetilen saray özel arşivlerindeki ilgili kaynaklara erişim imkanı tanındığı kaydedildi.