Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden Mersin'in Taşucu Limanı'na hareket eden yolcu gemisinin alabora olmasıyla sonuçlanan deniz faciası, ülke tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Kazada hayatını kaybedenlerin sayısı sekiz isme ulaşırken, 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları bölgede aralıksız olarak devam ediyor. Felaketin izleri silinmeye çalışılırken, geride kalan acılı ailelerin anlattığı ihmal zinciri ise yürekleri dağladı.
Tatil için Girne'ye gelen Hataylı Biçer ailesi, dönüş yolunda bu büyük facianın ortasında kaldı. Yaşanan kaos anlarında 12 yaşındaki kızları Saliha Miray ile 9 yaşındaki oğulları Mehmet Asaf kayboldu. Kazadan sağ kurtulmayı başaran ancak evlatlarına henüz ulaşamayan anne Ayten Biçer, yaşadıkları dehşet dolu dakikaları ve gemideki skandal ihmalleri gözyaşlarıyla anlattı.
Gemi hareket etmeden önce ve sefer sırasında büyük ihmaller yapıldığını öne süren acılı anne, yolculara yeterli güvenlik önlemi alınmadığını belirtti. Fırtınalı hava koşullarına rağmen seferin iptal edilmediğini, mürettebatın ise yolcuları sakinleştirmeye çalışarak tehlikeyi küçümsediğini ifade eden Ayten Biçer, şunları kaydetti: "Tatile geldik, evimize dönüyorduk. Gemi personel bize fırtınanın 20 dakika içinde geçeceğini söyleyerek bizi oyaladı. Ancak kısa sürede her şey altüst oldu. Ortalık karanlığa büründü, mazotlar döküldü ve her yer kayıyordu. Üzerimize valizler düştü. Can yeleği yoktu, çocuklarım can yeleksiz gitti. Görevliler bize yelek dağıtmadı. Şişme botlara ilk olarak çalışanlar atladı. Çocuklarım 'anne elimizi bırakma' diye haykırdı. Ben eşimin yardımıyla ve insanların üzerine basarak dışarı çıkabildim ancak evlatlarım gemide sıkıştı."
Olayın ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında, kaptan dahil yedi mürettebat gözaltına alındı. Emniyet ve liman yetkilileri soruşturmayı derinleştirirken, kazaya ilişkin ortaya atılan iddialar kafalarda soru işaretleri bırakıyor. Liman Başkanlığı'nın fırtınalı ve riskli hava koşullarına rağmen geminin hareket etmesine nasıl izin verdiği, yolcuların geminin su aldığını bildirmesine rağmen kaptanın neden yola devam ettiği ve tahliye sırasında kapıların kilitli olduğu iddiaları araştırılıyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni gözaltıların olabileceği belirtilirken, kayıp yakınlarının umutlu ve acı dolu bekleyişi limanda sürüyor.