Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden Mersin yönüne seyir halindeyken alabora olarak sulara gömülen ve kaybolan 20 kişiyi arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürerken, felaketin arkasındaki olası ihmaller zinciri de gün yüzüne çıkıyor. Yaşanan deniz kazasının ardından uzman isimler geminin teknik özellikleri, seyir sırasındaki hatalar ve mürettebatın aldığı kararlar üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Olayın vahametini ve kaza anında yaşananları masaya yatıran uzmanlar, geminin geçmişine ve yapısına dikkat çekti. Yapılan incelemelere göre, söz konusu deniz taşıtı aslı itibarıyla açık deniz seferleri için değil, uzun yıllar önce Karayipler'de oldukça kısa süreli ve sınırlı rotalar için inşa edilmişti. Geleneksel pervane sistemi yerine su jeti teknolojisiyle donatılan teknenin yapımında kullanılan kompozit malzemenin zamanla kılcal çatlaklara ve yapısal zayıflıklara yol açabileceği vurgulandı. Girne açıklarındaki sefer sırasında teknenin gövdesinin bu nedenle hasar almış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Yolcuların cep telefonlarıyla kaydettiği son görüntüler ise felaketin gelişteki ipuçlarını gözler önüne serdi. Görüntülerde zeminden ve koltuk aralarından içeriye su dolduğu net bir şekilde görülürken, uzmanlar bu durumun kaptan köşkündeki ekranlardan derhal fark edilmiş olması gerektiğini belirtti. Su alma emareleri baş gösterdiği anda derhal geri dönüş veya limana yanaşma kararı alınması icap ettiğini belirten denizcilik uzmanları, mürettebatın makine dairesini zamanında kontrol edip etmediği konusunda soru işaretleri bulunduğuna dikkat çekti.
Kaza anında gemi içinde yaşanan panik ve güvenlik tedbirlerindeki eksiklikler de kayıpların artmasında rol oynadı. Kaptanın yolcuları sakinleştirmek üzere anons yapması ve üst güverteye yönlendirmesi gerektiği ifade edilirken, kabin içindeki eşyaların ve bavulların deniz şartlarına uygun şekilde sabitlenmediği anlaşıldı. Yolcu ifadelerinde geçen ve tahliye yollarını kapatan devrilen bavulların kaçışları zorlaştırdığı belirtildi. Öte yandan, kaza anında can sallarının neden devreye girmediği sorusu da yanıt arıyor. Uzmanlar, can sallarının otomatik olarak açılmadığını, suya atıldıktan sonra fırlatma ipinin manuel olarak çekilmesi gerektiğini hatırlatarak bu konuda da operasyonel eksiklikler olabileceğine işaret etti.