Fransa siyasetinde aşırı sağcı kesimin Müslümanlara yönelik baskı politikaları her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor. Ülkenin tanınmış siyasi figürlerinden ve aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi milletvekili Jean-Philippe Tanguy, katıldığı bir televizyon programında 2027 yılında gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair çarpıcı ve bir o kadar da ayrımcı açıklamalarda bulundu.
Marine Le Pen'in partinin cumhurbaşkanı adayı olacağı seçimleri zaferle sonuçlandırmaları halinde devreye sokacakları planları anlatan Tanguy, kamusal alanda başörtüsü kullanan kadınları hedef aldı. Seçimleri kazanmaları durumunda başörtüsü takan vatandaşlara yönelik para cezası uygulaması getirmeyi planladıklarını açıkça ifade eden aşırı sağcı siyasetçi, sözde "İslamcı ideoloji ile mücadele" adı altında temel insan haklarını ve giyim özgürlüğünü kısıtlayacaklarını kaydetti.
Programda geçmiş yıllara dair nostaljik ve ötekileştirici söylemlerde de bulunan milletvekili, Paris banliyölerindeki demografik ve kültürel dönüşümden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Bölgedeki değişimleri doğrudan başörtülü kadınlar üzerinden hedef göstererek manipülatif iddialarda bulunan Tanguy'un bu sözleri, ülkedeki toplumsal huzuru ve barışı tehdit eden nitelikte değerlendirildi. Öte yandan, aşırı sağcı ismin bu skandal çıkışı ülkede sert tartışmaları beraberinde getirdi. Başta aşırı solcu siyasetçiler olmak üzere pek çok kesimden bu ayrımcı vaatlere yönelik yoğun tepkiler yükseldi.
Fransa'da halihazırda kamusal alanda ve devlet dairelerinde uygulanan başörtüsü yasakları, aşırı sağcı partilerin seçim kampanyalarının merkezinde yer alıyor. 2004 yılından bu yana ilk ve ortaöğretim kurumlarında geçerli olan bu kısıtlamaların, aşırı sağın iktidara gelmesi durumunda tüm kamusal hayatı kapsayacak şekilde genişletilmek istenmesi endişe yaratıyor. Görev süresi dolan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un aday olamayacağı 2027 seçimlerinin ilk turu 18 Nisan'da, ikinci turu ise 2 Mayıs'ta yapılacak.