Fransa, çocukların dijital dünyadaki güvenliğini sağlamak amacıyla dünyada ses getirecek radikal bir karara imza attı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un öncülüğünde uzun süredir üzerinde çalışılan ve çocukların dijital platformlarda maruz kaldığı olumsuzlukların önüne geçmeyi hedefleyen tasarı, parlamentoda yapılan oylama sonucunda yasalaştı. Senato'daki onay aşamasının ardından Ulusal Meclis'te de ele alınan düzenleme, milletvekillerinin geniş katılımı ve güçlü desteğiyle kabul edildi.
Gerçekleştirilen oylamada 279 milletvekili tasarıya "evet" derken, yalnızca 81 milletvekili ret oyu kullandı. Bu sonuçla Fransa, Avrupa Birliği (AB) içerisinde sosyal medya kullanımına yaş sınırı ve düzenlemesi getiren ilk üye ülke unvanını aldı. Uzun süren hukuki ve siyasi müzakerelerin ardından nihai halini alan yasa, özellikle genç neslin ruh sağlığını ve dijital güvenliğini koruma odaklı en sert adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, sosyal medya devleri için de zorlu bir süreç başlıyor. Platformlar, kullanıcılar için sıkı bir yaş doğrulama sistemi kurmak zorunda olacak. Düzenlemeye göre, 15 yaşından küçük çocukların yeni sosyal medya hesabı açması 1 Eylül itibarıyla tamamen yasaklanacak. Ayrıca, mevcut durumda açık olan 15 yaş altı hesapların ise platformlar tarafından en geç 4 ay içinde kapatılması zorunlu kılınacak.
Oylamanın ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, çocukları çevrim içi ortamların zararlarından koruma yönünde verdiği sözü tuttuğunu belirtti. Tasarıya destek veren tüm parlamenterlere teşekkür eden Macron, yasanın eksiksiz bir şekilde hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.
Küresel ölçekte reşit olmayan bireylerin sosyal medya alışkanlıkları devletlerin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Dünya genelinde yaklaşık 20 ülke çocukların dijital erişimini kısıtlayan benzer yasal düzenlemeleri hayata geçirdi ya da hazırlık aşamasında olduğunu duyurdu. Avustralya, Çin, Brezilya, Endonezya ve Malezya gibi ülkeler yaş sınırı getiren ülkeler arasında bulunurken, Avrupa Birliği genelinde de benzer adımların atılması bekleniyor.