İstanbul’un simgesi ve medeniyet mirasının en önemli yapı taşlarından biri olan Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi'nin yeniden ibadete açılmasının yıl dönümü vesilesiyle hazırlanan kapsamlı çalışma sanatseverlerle buluştu. Koleksiyon değeri taşıyan ve titiz bir çalışmanın ürünü olan "Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi" isimli özel eser, yapının tarihe uzanan köklü yolculuğunu gözler önüne seriyor.
Bilimsel kaynaklar, daha önce hiç yayımlanmamış fotoğraflar, zengin arşiv belgeleri, gravür ve minyatürlerle zenginleştirilen bu müstesna eser, mabedin asırlara yayılan serüvenini çok yönlü bir bakış açısıyla ele alıyor. Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç farklı dilde basılan çalışma; Bizans döneminden Osmanlı'ya, oradan günümüze uzanan süreçte yapının mimari, sanat tarihi ve kültürel boyutlarını tek bir ciltte buluşturuyor.
Eserin takdim yazısını kaleme alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya'nın İstanbul'un fethiyle birlikte insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine şahitlik ettiğini belirtti. Fatih Sultan Mehmet Han ve muzaffer ordusunun 29 Mayıs 1453'teki fethiyle harabe haldeki yapının kısa sürede ihya edildiğini vurgulayan Erdoğan, eserin fetih ruhunu ve medeniyet birikimini yansıttığını ifade etti.
Tarihsel süreçte IV. Haçlı saldırıları sırasında büyük bir tahribata uğrayan yapının, Osmanlı medeniyeti tarafından bir emanet şuuruyla korunduğuna dikkat çekildi. Mimar Sinan başta olmak üzere devrin mimarları tarafından güçlendirilen ve depremlere karşı tahkim edilen Ayasofya, İslami kimliğiyle yeniden hayat buldu. Eserde, Bizans dönemine ait mozaiklerin asırlar boyunca muhafaza edilmesinin ise Osmanlı'nın adalet anlayışını ve kültürel emanet bilincini yansıttığına özellikle vurgu yapıldı.
Metinleri Yüksel Yücel tarafından kaleme alınan; kubbe yapısından geçirdiği restorasyon süreçlerine, manevi birikiminden eşsiz mimarisine kadar her detayın incelendiği bu nitelikli koleksiyon eseri, seçkin kitabevlerinde ve dijital satış platformlarında okuyucularını bekliyor.