İstanbul'da 2019 yılında hayatlarını birleştiren G.S. ve T.S. çifti, evliliklerinin dördüncü yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle mahkemenin yolunu tuttu. Karşılıklı açılan çekişmeli boşanma davasında, tarafların iddiaları ve tanık beyanları yargı sürecinin seyrini belirledi. T.S., evlilik birliği boyunca psikolojik şiddet gördüğünü iddia ederek 500 bin lira maddi, 500 bin lira manevi tazminat ve aylık 5 bin 500 lira nafaka talebinde bulundu.
Davaya karşı savunma yapan G.S. ise eşinin, cezaevinde bulunan eski eşiyle mektuplaştığını ve görüntülü olarak görüştüğünü öne sürdü. Bu durumun evlilik birliğine zarar verdiğini belirten G.S., kendisi de 200 bin lira maddi ve 200 bin lira manevi tazminat talep etti.
Davanın görüldüğü Küçükçekmece 8'inci Aile Mahkemesi, tarafların yanı sıra tanıkları da dinledi. Mahkemede tanıklık eden P.Y., T.S.'nin ev işleriyle ilgilenmediğini, evin dağınık olduğunu ve yemekleri genellikle G.S.'nin yaptığını ifade etti. Tanıklıkta en dikkat çeken detay ise T.S.'nin cezaevindeki eski eşiyle gerçekleştirdiği görüntülü görüşmeler oldu. Tanık, bu görüşmelerin samimi olduğunu fark ederek T.S.'yi uyardığını, kadının ise eski eşinin kızının babası olduğunu söyleyerek durumu savunduğunu belirtti.
Yargılama sonucunda mahkeme, eski eşiyle görüştüğü ve mektuplaştığı belirlenen T.S.'yi boşanma davasında tam kusurlu buldu. Mahkeme heyeti, T.S.'nin nafaka taleplerini reddederek mevcut tedbir nafakasını da kaldırdı. Ayrıca T.S.'nin, eski eşi G.S.'ye 100 bin lira maddi ve 100 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.
Kararın ardından değerlendirmelerde bulunan G.S.'nin avukatı Özge İrem Aksu, müvekkilinin evlilik boyunca eşine ve onun ilk evliliğinden olan çocuğuna karşı sorumluluklarını yerine getirdiğini vurguladı. Evde yapılan aramalarda eşinin eski eşine yazdığı defterlerin bulunduğunu belirten Aksu, mahkemenin verdiği kararın adalet duygusunu tatmin ettiğini ve erkeklerin de bu gibi durumlarda mağduriyet yaşayabileceğini kanıtladığını ifade etti.