İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirakleri ve çeşitli ihale süreçlerindeki usulsüzlük iddialarına yönelik açılan davada, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan tutuksuz sanık Ertan Yıldız mahkemede dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Belediyedeki işleyişi "gözlerimle gördüm" diyerek anlatan Yıldız, reklam ihalelerinden hafriyat sahalarına kadar uzanan geniş bir çarkı gözler önüne serdi.
Yıldız, duruşmada yaptığı savunmada, sistemin nasıl kurulduğunu ve para trafiğinin kimler tarafından yönetildiğini detaylarıyla paylaştı. Başlangıçta siyasi hedeflerle yola çıktıklarını ancak zamanla yapının farklı bir boyuta evrildiğini belirten Yıldız, belediyede resmî bir görevi bulunmayan bazı isimlerin kritik süreçleri yönlendirdiğini ifade etti.
Dava dosyasında yer alan iddiaların arkasında durduğunu vurgulayan Yıldız, özellikle bavullarla getirilen dolarların dağıtımına bizzat şahit olduğunu iddia etti. Yaklaşık 1,5 milyon doların teslim alındığını öne süren Yıldız, bu sürecin üst yönetim tarafından tamamen bilindiğini savundu.
Hafriyat ve reklam gelirleri üzerinden dönen komisyon sistemine de değinen Yıldız, Cebeci maden sahasındaki kaçak dökümlere göz yumulduğunu ve bu durumun belediyeyi büyük bir gelir kaybına uğrattığını dile getirdi. Ayrıca Medya AŞ ve Kültür AŞ ekseninde kurulan "kapalı devre" karar mekanizmalarını ve Bebek Otel'de gerçekleştirilen reklam pazarlıklarını mahkeme heyetine aktardı.
İhalelerde adrese teslim şartnameler hazırlandığını iddia eden Yıldız, belirli firmaların önceliklendirildiğini ve bu süreçlerin özel olarak kurgulandığını belirtti. Yargı sürecinin ilerleyen aşamalarında sunulan bu ifadelerin, davadaki iddiaların boyutunu ve kapsamını gözler önüne sermesi bekleniyor.