Ermenistan siyasetinde bölgesel ilişkilerin geleceğini şekillendirecek önemli bir dönüm noktası geride kaldı. Parlamentoda yapılan kritik oylamada, Başbakan Nikol Paşinyan yönetiminin önümüzdeki beş yılı kapsayan iddialı hükümet programı yasal onay aldı. Ülkenin önümüzdeki dönem rotasını belirleyecek olan stratejik plan, milletvekillerinin yoğun mesaisi sonucunda kabul edildi.
Haziran ayında gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından iktidarını tazeleyen Paşinyan kabinesi tarafından hazırlanan ve "Gerçek Ermenistan" vizyonuna dayandırılan 2026-2031 dönemi kalkınma ve politika belgesi, meclis genel kurulunda oylamaya sunuldu. Yapılan tasnif sonucunda program, 63 milletvekilinin lehte oyuyla kabul edilirken, 24 milletvekili ise karara ret oyu verdi. Muhalefetin çekincelerine rağmen iktidar kanadının oylarıyla meclisten geçen plan, ülkenin dış politikasında köklü dönüşümlerin sinyalini veriyor.
Onaylanan yeni dönem programının en dikkat çekici maddelerini komşu ülkelerle ilişkilerin normalleştirilmesi süreçleri oluşturuyor. Belgede, Azerbaycan ile sağlanan ateşkesin ve tesis edilen barış ortamının kalıcı hale getirilmesi ile bu sürecin kurumsal bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. Bununla birlikte, Türkiye ile diplomatik ilişkilerin resmen başlatılması ve sınır kapılarının açılmasına yönelik adımların atılması da programın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Erivan yönetimi, bu adımlarla birlikte Güney Kafkasya'da kalıcı istikrarın kapısını aralamayı amaçlıyor.
Hükümet programında sadece komşularla ilişkiler değil, aynı zamanda çok boyutlu bir dış politika vizyonu da çiziliyor. "Dengeli ve dengeleyici dış politika" mottosuyla hareket edileceği vurgulanan belgede, Batı ülkeleri ile ilişkilerin derinleştirilmesi dikkat çekiyor. Buna göre Ermenistan, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri ile stratejik ortaklık düzeyini artırmayı hedefliyor. Öte yandan, geleneksel müttefik Rusya ile ilişkilerin yeni dönemin şartlarına göre dönüştürülerek geliştirileceği belirtilirken; İran, Çin ve Hindistan gibi Asya'nın güçlü aktörleriyle de iş birliğinin ve dostane ilişkilerin güçlendirileceği mesajı veriliyor.