GAZETECİ Uğur Mumcu 24 Ocak 1993’te bombalı bir suikastla katledilmişti. Soruşturmalar, yargılamalar yapıldı, hükümler verildi.
Ancak suikastın üzerindeki sır perdesi 33 yıldır tam olarak aydınlatılamadı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu dosyanın yeniden inceleneceğini duyurunca gözler yeniden bu suikasta çevrildi.
Hürriyet, suikasttan sonra olay yerine giden ilk ve tek MİT görevlisi Yavuz Ataç ile konuştu. Ataç olay yerinde gördüklerini ilk kez anlattı. “O zaman MİT’te daire başkanıydım.
Pazar günüydü, Yenimahalle’de lojmandaki evimdeydim. Haberlerde gördüm ve şaşırdım.
Şahsen tanışmıyorduk ama çok beğendiğim, takdir ettiğim bir yazardı. Cesur biriydi.
Evde dayanamadım, çıktım bindim arabaya. Polise sorup olay yerini öğrendim ve gittim.
Görevli olarak gitmedim, bir güvenlik kurumu çalışanı olarak merakımdan gittim. Gittiğimde ceset henüz olay yerindeydi.
Gördüğüm kadarıyla arabayı evin önüne park etmiş, patlayınca kapıyla 5-6 metre ileriye fırlamış. Çok güçlü bir patlayıcı olduğu belliydi.
Polisler orada. MİT’ten kimse yoktu.
Zaten MİT’in öyle bir görevi de yoktu. Polis incelemesi yeni başlıyordu.
Oradaki Terör Şube Müdürü tanıdıktı. Etrafı inceledim.
Olay yerinde arabanın yakınında bir batarya parçası gördüm. Şu anlama geliyor: Uzaktan kumandayla patlatılmış olabilir… Bataryayı teslim ettiğim polislere de bunu izah ettim.
Ama polisler yeterli tecrübeye sahip değildi. Patlayıcılar konusunda da pek bilgileri yoktu.
Bunu fark ettim. Ben yurtdışında ‘Patlama Sonrası Araştırma’ (Post-Blast Investigation) kursu görmüştüm.
Uzmanlık alanlarımdan biriydi. Dikkatimi çeken detaylara göre bu patlamanın uzaktan kumandayla yapılmış olabileceği kanaati oluştu bende.
Muhtemelen tam kapıyı açarken uzaktan kumandayla patlattılar. Kumandanın da arabayı gören bir yerde olması gerekiyordu.
Arabayı gören yerlerin hepsinin tespit edilip oralara kimlerin gelip gittiğine dair araştırmalar yapılması gerekiyordu. Polis o zaman teknik olarak yeterli değildi.
Araştırmalar, incelemeler eksik kaldı. Olay yerinin hemen süpürülmesi de yanlıştı.”Ataç, 1986’da Özel Kuvvetler’de binbaşıyken üst düzey komutanlara uzaktan algılama ve alarm sistemlerine dair bilgi verirken... “Suikastı kimin yaptığı, emir verdiği ayrı bir konu.
Ama teknik olarak baktığınızda bunun sıradan birileri tarafından yapılabilecek bir olay olmadığı gözüküyordu. Birtakım uzmanların işin içinde olması muhtemel.
Ben İran’ın bu işin arkasında olduğunu da düşünmüyorum. Detaylara girmeye gerek yok, emperyalist güçlerin işi olabilir.
ABD ve İsrail’in bölgede uygulamaya geçmiş planları vardı. Uğur Mumcu da antiemperyalist, anti-Amerikan biriydi.
Onların birtakım faaliyetlerinin de farkındaydı, yazıyordu. Olaydan sonra sonucu görmek isteyen, bu işi yapan veya yaptıran, organize eden oraya mutlaka gelmiştir.
Yani katiller de oraya mutlaka gelmiştir. O yüzden oradaki araştırmaların her detayı çok önemliydi.” Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin