Anadolu Selçuklu dönemine ait, mimari dehası ve taş işçiliğinin en nadide örnekleriyle UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, restore edilerek yeniden kapılarını açmasının ardından ziyaretçi akınına uğruyor. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde övgüyle bahsettiği ve 'Anadolu'nun El Hamra'sı' olarak nitelendirilen tarihi yapı, sadece ihtişamlı taş motifleriyle değil, her yıl mayıs ve eylül ayları arasında ortaya çıkan benzersiz bir doğa ve mimari olayla da adından söz ettiriyor.
Külliyenin batı kapısında, güneş ışınlarının açısına bağlı olarak ikindi vakti beliren yaklaşık 4 metrelik insan silüeti, yerli ve yabancı turistlerin en çok merak ettiği detayların başında geliyor. Saat 15.30 ile 16.00 arasında önce Kur'an okuyan bir insan figürünü, ardından ellerini bağlayarak kıyamda duran ve namaz kılan bir silüeti andıran bu gölge, dönemin mimarlarının mühendislik ve astronomi alanındaki üstün bilgisini gözler önüne seriyor. Ziyaretçiler, bu eşsiz anı yerinde görebilmek ve ölümsüzleştirmek için özellikle öğleden sonraki saatlerde cami avlusunu dolduruyor.
Uzun süren kapsamlı restorasyon çalışmalarının 2024 yılında tamamlanmasıyla birlikte turizmde rekor kıran külliye, yüz binlerce kişiyi ağırlıyor. Yetkililer ve gönüllü rehberler, sadece batı kapısında değil, yaz aylarında sabah saatlerinde Cennet Kapısı'nda da farklı bir gölge silüetinin oluştuğuna dikkat çekiyor. Ziyaretçiler, asimetrik bezemelerinde on binlerce motif barındıran ve hiçbir motifin bir diğerini tekrar etmediği bu muazzam yapının hem tarihî dokusuna hem de bu optik mucizesine hayran kaldıklarını dile getiriyorlar.