"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisi nedeniyle geçtiğimiz günlerde tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın hukuki sürecinde yeni ve beklenmedik bir gelişme yaşandı. Avukatlarının yaptığı itirazı değerlendiren mahkeme, ünlü komedyen hakkında tahliye kararı verdi. Ancak bu özgürlük çok kısa sürdü; cezaevinden salıverilme süreci işletilirken Göktaş, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.
Hakimlikteki işlemlerin ardından Göktaş, bu kez "basın yayın yolu ile suçu ve suçluyu övme" suçlamasıyla yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yaşanan bu ani hukuki hamle, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, dosyadaki suçlamaların kapsamının genişletildiği görüldü.
Hukuki Sürecin Arka Planı
Deniz Göktaş, daha önce aynı stand-up gösterisinde sarf ettiği bazı ifadeler gerekçe gösterilerek "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Emniyet ve savcılık ifadelerinde suçlamaları kesin bir dille reddeden Göktaş, söz konusu gösterinin yaklaşık üç yıldır Türkiye'nin dört bir yanında sahnelendiğini ve yüz binlerce kişi tarafından izlendiğini belirtmişti.
İfadesinde hiçbir seyirciden bu zamana kadar olumsuz bir geri dönüş almadığını vurgulayan komedyen, şunları kaydetmişti: "Sadece dindarlar değil, her türlü politik görüş ya da popüler figür hakkında konuşmalarım vardır. Burada kötü bir niyetim yok. İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur. Böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm."
Mizah Sınırlarını Vurgulamıştı
"Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasına da değinen Göktaş, kullandığı ifadelerin tamamen mizah ve eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu. Konuşmalarında siyasi ve sosyolojik olaylara mizahi bir yaklaşım sergilediğini belirten Göktaş, herhangi bir kişiyi aşağılama niyetinin bulunmadığını ifade etmişti. Yaşanan bu son tutuklama kararının ardından, savunma ekibinin yeni karara da itiraz etmesi bekleniyor.