Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üsküdar'da gerçekleştirdiği cuma namazı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak iç ve dış politika ile kültürel gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin ibadete açılmasının altıncı yıl dönümüne ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Erdoğan, bu tarihi adımın tüm İslam alemine ve insanlığa hayırlı olmasını diledi.
Geçmişte Üstat Necip Fazıl ile birlikte düzenlenen etkinliklerde Ayasofya'nın yeniden ibadete açılacağına dair yapılan vurguları hatırlatan Erdoğan, bu şerefe nail olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yapının hem mimari özellikleri hem de küresel ölçekteki konumuyla eşsiz bir mabet olduğunu vurgulayan Erdoğan, restorasyon ve renovasyon çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti. Ayasofya'nın kapılarının hem Müslümanlara hem de Hristiyanlara ve tüm insanlığa açık olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, açılış sürecinde dünya liderlerinden çok olumlu geri dönüşler aldıklarını kaydetti.
Açıklamalarında uluslararası diplomasiye de değinen Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi ve sonrasındaki temaslara atıfta bulundu. Dünyanın farklı bölgelerindeki gelişmeler ve liderlerle yapılan görüşmelerin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin uluslararası alandaki diplomatik rolünün artarak devam ettiğini belirtti. Öte yandan spor alanındaki gelişmelere de değinen Erdoğan, Türk sporunun geleceğine dair temennilerini paylaştı.
Gündemindeki diğer konular kapsamında, Batı Trakya Türk toplumunun öncülerinden Dr. Sadık Ahmet'i vefatının yıl dönümünde rahmet ve saygıyla andığını belirten bir mesaj yayımlayan Erdoğan, soydaşların haklı mücadelesine her zaman destek olacaklarını vurguladı. Ayrıca Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Erdoğan; iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ele aldı, Mirziyoyev'in doğum gününü kutladı ve Türkiye'de düzenlenecek iklim zirvesine davette bulundu.
Öte yandan, Ayasofya'nın zengin tarihini ve mimari mirasini konu alan özel bir eser de okuyucuyla buluştu. Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç farklı dilde hazırlanan; Bizans'tan Osmanlı'ya ve günümüze uzanan süreci ele alan 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' adlı esere yazdığı sunuş yazısında Erdoğan, bu tür çalışmaların medeniyet mirasını geleceğe taşıma açısından büyük önem taşıdığını belirtti.