BIST: Yükleniyor... USD/TL: Yükleniyor... EUR/TL: Yükleniyor... ALTIN: Yükleniyor... BTC: Yükleniyor...
TR Arşivi Logo
SON DAKİKA
Reklam
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan fon soruşturmasıyla ilgili açıklama: Kimsenin hakkını kimseye yedirmeyiz

Yazar: TR Arşivi
01.10.2026
15 dk okuma
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan fon soruşturmasıyla ilgili açıklama: Kimsenin hakkını kimseye yedirmeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları; Aziz milletim, sayın başkan, değerli milletvekilleri 28. Dönem 5.

Yasama Yılı'nın bu ilk yılında sizleri hürmetle selamlıyorum. Yeni Yasama Yılı'nın ülkemiz, gönül coğrafyamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizlerin şahsında, mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duyduğum aziz milletimin her bir ferdine, en doğusundan en batısına, cennet vatanımızın 7 bölgesinde, 81 ilinde, 922 ilçesinde yaşayan tüm vatandaşlarıma buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.

Dünyanın farklı ülkelerinde milletimizi en güzel şekilde temsil eden, başarılarıyla iftihar ettiğimiz yurt dışındaki vatandaşlarımıza da en kalbi muhabbetlerimi iletiyorum. Evvel emirde, bundan 106 sene önce Hacı Bayram Veli Camii'nde kılınan cuma namazını müteakip dualarla, tekbirlerle, istiklal azmi ve aşkıyla bağımsızlığın kalbi olan Ankara'dan milletimizin iradesini dünyaya haykıran 115 üye başta olmak üzere, bugüne kadar bu yüce çatı altında milletimize layıkıyla hizmet edip dar-ı bekaya irtihal eden milletvekillerimizi rahmetle yâd ediyorum.

Uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Ali Şükrü Bey'e, milletin emanetine kast edenlerin, milletin iradesini gasp edenlerin darağacına gönderdiği Adnan Menderes'e, Hasan Polatkan'a ve Fatin Rüştü Zorlu'ya bugün bir kez daha Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Yine burada, bin yıldır bu coğrafyada milletimizin bekası uğruna gözlerini kırpmadan hayatlarını feda eden tüm şehitlerimize, gazilerimizden dar-ı bekaya irtihal etmiş olanlara yüce Mevla'dan rahmet diliyorum. 'DÜNYADA 2 KEZ GAZİ OLAN TEK MECLİS TBMM'DİR' Sözlerimin hemen başında şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek Meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir.

Bu Meclis, milletimizin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkan müstevlilere karşı Millî Mücadele'yi başarıyla sevk ve idare etmiştir. 80 kilometre öteden top sesleri gelirken bile Yüce Meclis çalışmasını sürdürmüş, milletimizin tevdi ettiği meşaleyi şanla, şerefle taşımaya devam etmiştir. Meclisimizin bu mücadelesi, müstevlilerin, işgalcilerin ve emperyalistlerin kıskacından çıkış yolu arayan mazlum milletlere de örnek olmuştur.

Bakınız, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 1920-1923 arası tutanakları, Türkiye'nin ikinci defa nasıl vatan yapıldığının en canlı şahitleridir.Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1921 senesinde Büyük Millet Meclisi'nin ikinci yasama yılı açılışında kurduğu şu cümleler, milletimizin hücrelerinde olan hürriyet aşkının ve Meclisimizin tarihî misyonunun bariz bir ifadesidir. Türk milletinin istiklal ile izmihlâl arasına sıkıştırıldığı o sancılı günlerde Meclis Başkanı sıfatıyla Gazi Mustafa Kemal şöyle sesleniyordu. "Muhterem arkadaşlarım, bütün bir millet, ölümle göz göze baktığımız mütareke günlerinden başlayarak bugüne kadar kat ettiğimiz mesafeleri, atlattığımız sayısız müşkülatı bir kez daha hatırlayalım.

Ne zaman başladığı bilinmeyen zamanlardan beri şerefi istiklal ile yaşayan milletimiz en kötü bir sona, ölümle gidiyor gibi görünmüş iken, tutsaklığa karşı evladını kıyama çağıran ecdadın sesi kalplerimizde yükseldi ve bizi son kurtuluş savaşına davet etti." 15 Temmuz gecesi bombaların altında milletin egemenliğini savunan meclisimiz milletimizle o ağır sınavı anlının akıyla vermiştir. Bu vesileyle o gece milletin emanetine sahip çıkan tüm milletvekillerimize teşekkür ediyor, Rabbim bu Meclis'i bir daha aynı mücadeleyi vermek mecburiyetinde bırakmasın diyorum.

Geçmişi bu denli görkemli, vazifesi bu kadar ulvi olan Gazi Meclis'in Genel Kurul Salonu'nda sizlere hitap etmekten duyduğum memnuniyeti hasreten ifade ediyorum. Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'u ve Başkanlık Divanımızın muhterem üyelerini aynı şekilde gönülden tebrik ediyorum.

Meclisimizin farklı birimlerinde görev yapan idareci ve çalışanlarımıza 10 ay 10 gün boyunca ortaya koydukları hummalı ve özverili çalışmalar için şükranlarımı iletiyorum. Bugün itibarıyla başlayan yeni yasama yılının da fikir, tenkit ve tekliflerin özgürce fakat karşılıklı saygı ve nezaket kuralları dâhilinde dile getirileceği, tartışmaların çözüm odaklı bir anlayışla, sağduyu ve suhuletle cereyan edeceği verimli, bereketli bir yıl olmasını yürekten temenni ediyorum. 'TBMM'NİN İTİBVARI HER ŞEYİN ÜZERİNDEDİR' Biz iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak her zaman olduğu gibi yapıcı hareket etmeye, farklı fikir ve önerilere kulak vermeye devam edeceğiz.

Millî iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız gerektiği açıktır. Yeni yasama yılında bunun yüksek hassasiyeti içinde olacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri. Burada bir hususu öncelikle dikkatlerinize getirmek isterim.

Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkıyla hizmet etmektir. Şahsım dâhil hepimiz milletin sorunlarına çözüm bulmak, dertlerine çare olmak, ülkenin önünü ve ufkunu açmakla mükellefiz.

Bir ay sonra 24. yıl dönümüne kavuşacağımız iktidarlarımız boyunca kesintisiz biçimde istikrarlı, kararlı ve samimi bir şekilde biz hep bunu yapmanın mücadelesi içinde olduk. Ekonomiden demokrasiye, iç siyasetten dış politikaya, eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaştırmadan şehirleşmeye, enerjiden tarıma kadar ülkemizi ilgilendiren her alanda çok önemli adımlar attık.

Bakınız, insanımızın kalbinde onulmaz yaralar açan 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3,5 yıldan fazla süre geçti. Hayatını kaybeden kardeşlerimizin acısı hâlâ içimizi yakıyor olsa da bugün 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırmanın huzurunu yaşıyoruz.

Milletimize verdiğimiz sözü bir kez daha tuttuk. Asrın inşasını tamamladık.

Konut ve iş yerlerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Deprem bölgemizin ihyası için cari fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcadık.

Ekonomide, bölgemizde ardı ardına patlak veren savaş ve krizlere rağmen Türkiye'yi kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı başardık. Ekonomide, bölgemizde ardı ardına patlak veren savaş ve krizlere rağmen, Türkiye'yi kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı başardık.

Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkar sorunun da üstesinden geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz.

Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz. Bu ülke ve bu millet hak ettiği seviyelere ulaşıncaya kadar çalışmaya, üretmeye, sorunlara çözüm yolları geliştirmeye devam edeceğiz.

Bugün tarihe kayıt düşmek, tarihe not düşmek adına Türkiye için vazgeçilmez olduğunu düşündüğüm bazı başlıklara kapsamlı bir şekilde değinmek arzusundayım. Günlük siyasetin gelip geçici gündemlerinden azade olarak bu iki konunun ülkemiz ve milletimiz için son derece önemli olduğuna inanıyorum.

Bakınız, günümüzde siyasetin çözüm üretmesi gereken meselelerin en başında toplumda iç kanamaya sebep olan yapay kutuplaşma yer alıyor. Öncelikle şunu açık ve net ifade etmek isterim.

Bir milletin tüm fertlerinin her konuda aynı düşünmesi, değerler, inançlar, hassasiyetler, beklentiler konusunda tamamen birbirine benzemesi elbette mümkün değildir. Bu doğru da, sağlıklı da değildir.

Bizim ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz, esasen çeşitliliğimiz, farklılıklarımız ve renkliliğimizdir. Asırlar içinde bu farklılıklar bir uzlaşma zemininde buluşmuş, ortak sınırlar içinde ortak değerler oluşmuştur.

Tarih içinde farklılıklar birbirine köklü bir saygı geliştirmiştir. Devletimiz, bayrağımız, mukaddes değerlerimiz ve üzerinde bir arada yaşadığımız vatanımız tarih içinde bizi tek bir millete dönüştürmüştür.

Farklılıklarımızı bir ayrışma vasıtası olarak kullanmak isteyenlere de karşı durduğumuzu milletimiz tek yürek olup her seferinde gereken cevabı vermiştir. Hiç kuşkusuz siyaset kurumu farklı beklentilere cevap üretmek için vardır.Ancak siyasetin farklılıklarımızı, renklerimizi, çeşitliliğimizi bir ayrıştırma, yani kutuplaştırma vasıtası olarak kullanması en başta siyasetin fıtratına aykırıdır.

Siyasi partiler arasında tabii ki rekabet olacaktır. Yarış olacaktır.

Belli sınırlar arasında çekişme de olacaktır. Fakat bunun kutuplaştırma yoluyla kamplaşmayı körükleyerek çatışmaya götürülmesi siyasetin varlık sebebiyle uyuşmayacaktır.

Dünyayı takip eden, bölgemizdeki gelişmeleri yakından takip eden herkes, inanıyorum ki şu gerçeği görebiliyor. Binlerce yıldır bir arada yaşayan, huzur, barış ve karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada varlığını sürdüren milletimizin son dönemde artan bir şekilde siyaset ya da siyaset dışı aktörler vasıtasıyla kutuplaştırılması sadece iç dinamiklerle açıklanamaz.

İç dinamikler bellidir. Tarih içinde asırlar boyunca teşekkür etmiştir.

Sünni ile Alevi, Türk ile Kürt, Müslüman ile gayrimüslim, asırlar içinde huzur ve dayanışmayı esas alan müşterek bir yaşam zemini inşa etmiştir. Bu ve benzeri farklılıkları bir çatışmaya, bir kutuplaştırmaya dönüştürmek, Türkiye'nin deyim yerindeyse fabrika ayarlarını bozmak demektir.

Türkiye'nin ayarlarının bozulması siyasetin işine yaramaz. Sadece ve sadece Türkiye'nin hasımlarının işine yarar.

Açıktır ki millet kaybederken milletin hasımları kazanmıştır. Türkiye kaybederken kazanan Türkiye'nin rakipleri, maalesef Türkiye'nin yeminli düşmanları olmuştur.

Şunun bilinmesini isterim. Ne Türkiye'nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur.

Hiç kimsenin de Türkiye'ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur. Türkiye'de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin raf ömrü dolmuştur. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır. Ya kutuplaşmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz ya da asgari müşterekte buluşmayı esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hakim kılacağız.

Türkiye'nin hasımları üzerinde caydırıcı etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye'nin gücüne güç katmış, bölgede yeni bir rüzgar estirmiştir. Türkiye'nin parçalanması hiçbir zaman mümkün değildir.

Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de kaynaklarından olmuştur. Terör bugün bitme noktasına gelmiş. Terörsüz Türkiye sürecine destek veren Sayın Devlet Bahçeli'ye bir kez daha teşekkür ediyorum.

Çerçeve yasada vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır.

Milletimiz darbe anayasasına laik değildir. Yeni anayasa yeni siyaset eseri olur.

Yeni ve sivil anayasa hedefi Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesidir. Gazi Meclisimiz, her dönem ve her koşulda anayasa yapmaya ehildir, yetkilidir. Milletimizin yeni bir anayasa özlemi üretilmiş korkuların, esiri haline getirilmemeli.

Anayasanın yürürlükteki ilk 4 maddesiyle ilgili tavrımız bellidir. Türkiye Yüzyılına yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır İçinde bulunduğumuz yasama yılının Türkiye'nin imkan ve fırsatlarını geliştiren bir anayasa yılı olmasını diliyorum. Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin

En Çok Okunanlar

1
15 Temmuz Şehitler Makamı ve Hafıza 15 Temmuz Müzesine ziyaretçi akını
15 Temmuz Şehitler Makamı ve Hafıza 15 Temmuz Müzesine ziyaretçi akını
2
Belçika ve Endonezya'da Milli İrade ve Demokratik Direnç: 10. Yılında 15 Temmuz paneli düzenlendi
Belçika ve Endonezya'da Milli İrade ve Demokratik Direnç: 10. Yılında 15 Temmuz paneli düzenlendi
3
Süper Lig'de yeni sezonun ilk hafta programı açıklandı
Süper Lig'de yeni sezonun ilk hafta programı açıklandı
4
Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı! Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma: 23 kişi adliyeye sevk edildi
Haluk Levent'in ifadesi ortaya çıktı! Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma: 23 kişi adliyeye sevk edildi
5
15 Temmuz’un 10. yılında İstanbul'dan dünyaya mesaj! Dikkat çeken görüntüler: Binlerce vatandaş yürüdü
15 Temmuz’un 10. yılında İstanbul'dan dünyaya mesaj! Dikkat çeken görüntüler: Binlerce vatandaş yürüdü

Popüler Etiketler

#gündem #ekonomi #Siyaset #dunya #istanbul #kaza #asayiş #ABD #teknoloji #iran #spor #operasyon #eğitim #israil #yangın