Cumhuriyet Halk Partisi içinde yankı uyandıran çıkışlarıyla dikkat çeken Milletvekili Mustafa Adıgüzel, parti yönetiminin izlediği politikaları ve tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu sürecini sert bir dille eleştirdi. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kapsamlı değerlendirmelerde, İBB davasının sıradan bir siyasi hamle olarak görülemeyeceğini belirten Adıgüzel, yöneltilen ağır iddiaların karşısında somut savunmalar yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Adıgüzel açıklamasında, parti içindeki bazı kesimlerin ve avukatların davanın ciddiyetinin farkında olduğunu vurgulayarak, henüz iddianame yazılmadan dosyanın tamamen boş olduğunu iddia etmenin siyasetle bağdaşmadığını ifade etti. Siyasal yargı tartışmalarının arkasına sığınılarak adi suç iddialarının kapatılamayacağını savunan deneyimli siyasetçi, cezaevi ziyaretlerinin yanlışları onaylamak anlamına gelmediğini ancak süreç boyunca yaptığı uyarıların da dikkate alınmadığını dile getirdi.
Partinin son dönemde adeta Silivri kapısına hapsedildiğini ve halkın gerçek gündeminden uzaklaşıldığını belirten Adıgüzel, yapılan mitinglerin ve eylemlerin sonuç odaklı olmadığını kaydetti. Kendi yaptığı bir tarım ve fındık fiyatı paylaşımının parti yönetiminin ana hesaplarından çok daha fazla etkileşim aldığını örnek gösteren milletvekili, vatandaşın ekonomik sıkıntılarının ve kendi gündemlerinin unutulmasından duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdi.
Belediyelerdeki yolsuzluk, rüşvet ve benzeri iddiaların da sadece bireylerle sınırlı kalmadığını, tepeden aşağıya uzanan bir ağ gibi örüldüğünü öne süren Mustafa Adıgüzel, CHP'nin kimsenin kişisel malı olmadığını vurguladı. Siyaset dışı suçlamalara karşı hukuki yollarla yanıt verilmesi gerektiğinin altını çizen Adıgüzel, partinin bazı isimlere kalkan yapılmasının kabul edilemez olduğunu sözlerine ekledi.