Küresel enerji piyasalarında yaşanan jeopolitik gerilimler, petrol fiyatlarında sert hareketleri beraberinde getirdi. Dün 94,07 dolar seviyesinden kapanış yapan Brent petrolün vadeli varil fiyatı, piyasalardaki artan endişelerin etkisiyle hızla tırmanarak 100,17 dolar seviyesine ulaştı. Gerçekleşen bu yüzde 6,5'lik ani artış, Brent petrolün 27 Mayıs tarihinden bu yana gördüğü en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. Aynı saatlerde Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise 91,54 dolardan alıcı buldu.
Fiyatlardaki bu tırmanışın arkasında, Orta Doğu'daki kritik su yollarında artan güvenlik riskleri ve taraflar arasındaki sert çatışmalar yer alıyor. Özellikle ABD ile İran arasında tırmanan tansiyonun Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatını sekteye uğratabileceği korkusu piyasaları tedirgin ediyor. Bunun yanı sıra, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik ilan ettiği deniz ablukası ve Babülmendep Boğazı'nda artan saldırılar arz güvenliğine dair kaygıları doruk noktaya çıkardı.
Bölgede yaşanan son gelişmeler kapsamında, Kızıldeniz'de geçiş yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerinin İHA'lar ve füzelerle hedef alınması tansiyonu daha da artırdı. ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Husilerin yeni saldırılar düzenlemesi durumunda doğrudan İran'ın sorumlu tutulacağını belirtti. Tahran yönetiminden ise Körfez'deki müttefik ülkelerin enerji altyapılarının hedef alınabileceği yönünde sert bir karşılık geldi.
Dünya ticaretinin ve enerji nakil hatlarının kalbi konumundaki bu bölgelerde yaşanan karşılıklı tehditler ve askeri hamleler, küresel ekonomide enflasyon baskısını artırabileceği endişelerini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sevkiyat yollarındaki risklerin devam etmesi durumunda petrol fiyatlarındaki oynaklığın sürebileceğine dikkat çekiyor.