Borsa İstanbul, aylardır süren baskı ve dalgalı seyrin ardından yeniden yukarı yönlü bir ivme yakaladı. Mayıs ayından bu yana etkisini sürdüren düşüş trendinin kırılması, piyasalarda hareketliliği artırırken, uzmanlar bu toparlanmanın arkasında birden fazla dinamik bulunduğuna dikkat çekiyor. Özellikle kısa vadeli sıcak para hareketlerine dair beklentiler, parasal fonlara yönelik olası vergi düzenlemeleri ve yabancı yatırım bankalarının Türk varlıklarına yönelik "ucuz ve primsiz" değerlendirmeleri borsadaki alımları tetikleyen başlıca etkenler arasında yer alıyor.
Piyasalardaki bu hareketlilikte bankacılık sektörünün öncü rol oynaması, "bankasız yükseliş olmaz" kuralını bir kez daha doğrularken, Merkez Bankası'na dair faiz indirimi beklentileri de fiyatlamalara yansımaya başladı. Yabancı yatırımcıların Türk mali varlıklarına olan ilgisinin sürdüğü görülürken, son haftalık verilere göre hisse senetlerinde net alım taraflı bir duruş sergilendiği gözlemlendi. Türkiye'nin risk primindeki (CDS) gerileme ve yüksek faiz ortamının sunduğu cazibe, ülkeye gelen sermaye hareketlerini desteklemeye devam ediyor.
Öte yandan, küresel cephede yaşanan gelişmeler de Borsa İstanbul'daki fiyatlamaları yakından ilgilendiriyor. ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli tahvil geri alım miktarını artırma kararı doları zayıflatırken, bu durum altın ve gümüş gibi değerli metallerde yeni bir dönemin kapısını araladı. Ancak Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, enerji maliyetlerini yüksek tutmaya devam ederken petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar küresel enflasyon kaygılarını canlı tutuyor. Tüm bu iç ve dış dinamikler ışığında, Borsa İstanbul'daki teknik seviyelerin yakından takip edilmesi gerektiği, özellikle kritik destek ve direnç noktalarının ilerleyen günlerdeki yönü belirleyeceği ifade ediliyor.