Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki uluslararası kuruluşlar tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapor, Gazze Şeridi'ndeki insani ve gıda güvenliği krizinin ciddiyetini gözler önüne serdi. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve Dünya Gıda Programı (WFP) ortaklığıyla hazırlanan son Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) raporu, bölgedeki yaşam koşullarının hâlâ alarm verici boyutlarda olduğunu ortaya koydu.
Rapora göre, her ne kadar son dönemde ateşkes adımları ve artan yardımlar sayesinde kısmi bir hareketlilik yaşanmış olsa da, bölge nüfusunun çok büyük bir bölümü hayatta kalma mücadelesi veriyor. Gazze nüfusunun yüzde 67'sine denk gelen yaklaşık 1,4 milyon kişinin, kriz veya daha vahim düzeylerde akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Bununla birlikte, 212 bin civarında sivilin doğrudan acil durum koşullarında yaşamını sürdürmeye çalıştığı kaydedildi.
Uzmanlar; özellikle Gazze'nin kuzeyi, Deyr el-Belah ve Han Yunus bölgelerinde yetersiz beslenme oranlarının riskli seviyelere ulaştığına dikkati çekiyor. Son dönemde hayata geçirilen gıda kolisi dağıtımları, nakit destekleri ve 5 yaş altı çocuklara yönelik beslenme programları milyonlarca insana ulaşsava da, yardımların nitelik ve miktar bakımından yetersiz kaldığı belirtiliyor. Özellikle taze gıda ve protein kaynaklarının ithalatındaki aksaklıklar, dengeli beslenme krizini derinleştiriyor.
Gelecek döneme ilişkin projeksiyonlar da endişe verici tablolar sunuyor. Önümüzdeki bir yıl içerisinde on binlerce çocuğun akut yetersiz beslenme tedavisine, binlerce hamile ve emziren kadının ise acil beslenme desteğine ihtiyaç duyması bekleniyor. Bölgedeki tarım arazilerinin yüzde 70'inden fazlasına güvenlik ve erişim kısıtlamaları nedeniyle ulaşılamadığı, sadece yüzde 3'lük bir kısmın tarımsal faaliyetler için kullanılabildiği ifade ediliyor. Ayrıca deniz ürünleri avcılığındaki yasaklar da yerel gıda üretimini felç etmiş durumda.
Uluslararası fonların hızla tükenmekte olduğu uyarısını yapan BM yetkilileri, yeni finansal kaynakların acilen sağlanmaması halinde elde edilen sınırlı kazanımların kaybedilebileceği ve 2,1 milyon insanın yaşamının doğrudan tehlikeye gireceği uyarısında bulundu. Raporda krizin aşılması için kalıcı barışın tesis edilmesi, tüm yardım koridorlarının açık tutulması, sağlık ve altyapı sistemlerinin ayağa kaldırılması ve küresel toplumun finansal desteğini artırması gerektiği yinelendi.