Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sivrisinek popülasyonunda yaşanan artış, bulaşıcı hastalık riskini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle göçmen kuşlar aracılığıyla yayılan ve sivrisinekler yoluyla insanlara bulaşan Batı Nil virüsüne karşı vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Habibe Tülin Elmaslar Mert, basit önlemlerin bu tehlikeli virüsten korunmada hayati rol oynadığını vurguladı. Virüsün temel taşıyıcısının Culex cinsi sivrisinekler olduğunu belirten Mert, bu türün bölgede de aktif olarak bulunduğuna dikkat çekti.
Yabani ve göçmen kuşların virüsün ana taşıyıcısı konumunda olduğunu ifade eden Mert, süreci şu sözlerle özetledi: 'Kuşları ısıran sivrisinekler, aldıkları virüsü insanlara ve atlara bulaştırabiliyor. Sinekler günün 24 saati aktif değil; özellikle akşam serinliğinde ve hava kararmak üzereyken hareketleniyorlar. Bu saatlerde açık alanda bulunmamak, mecbur kalınırsa uzun kollu kıyafetler giymek ve koruyucu losyonlar kullanmak gerekiyor.'
Virüs bulaşan kişilerin büyük bir kısmında hiçbir belirti görülmediğini, ancak yaklaşık yüzde 20'sinde baş ağrısı, halsizlik, üşüme ve titreme gibi grip benzeri semptomların ortaya çıkabildiğini belirten uzmanlar, risk grubundaki vatandaşların daha hassas davranmasını istiyor. İleri yaştakiler, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerin sivrisinek ısırıklarına karşı azami dikkat göstermesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca tarım arazilerinde çalışanların mesailerini mümkün mertebe gündüz saatlerine kaydetmesi ve ev çevresindeki durgun su birikintilerinin kurutulması önerildi.