Tarihî ve kültürel mirasımızın en önemli sembollerinden biri olan Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi'nin aslına rücu ederek yeniden ibadete açılışının yıl dönümü idrak ediliyor. 1934 yılında müzeye dönüştürülen ve on yıllar boyunca farklı statülerde kalan bu ulu mâbed, gerçekleştirilen tarihî iradeyle yeniden minarelerinden ezan seslerinin yükseldiği günkü statüsüne kavuşmuştu.
Bu anlamlı yıl dönümü vesilesiyle, yapının asırlara yayılan hikâyesini, mimari detaylarını ve manevi derinliğini gözler önüne seren koleksiyon niteliğinde kapsamlı bir eser hazırlandı. "Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi" adını taşıyan bu seçkin çalışma, zengin arşiv belgeleri, bilimsel kaynaklar ve bugüne kadar hiçbir yerde yayımlanmamış fotoğraflarla okuyucuların karşısına çıkıyor. Gravür ve minyatürlerle de zenginleştirilen eserin takdim yazısını bizzat kaleme alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapının İstanbul'un fethiyle birlikte kazandığı yeni hüviyete ve medeniyetimiz için taşıdığı hayati öneme dikkat çekti.
Eserde yer alan değerlendirmelerde, Ayasofya'nın sadece bir ibadethane olmadığının altı çizilerek, bu mukaddes emanetin milletin tarih şuurunun, inanç kudretinin ve fetih ruhunun abideleşmiş timsali olduğu vurgulandı. Osmanlı dönemindeki vakfiyelerde yer alan bakım ve muhafaza hassasiyetine de değinilen değerlendirmede, ecdattan devralınan bu mirası aynı sorumluluk bilinciyle geleceğe taşımanın tarihi bir mesuliyet olduğu ifade edildi. Eserin, hem bugünkü nesillere hem de gelecek kuşaklara Ayasofya'nın ihtişamını aktarmak adına önemli bir kültürel boşluğu doldurması bekleniyor.