Türkiye'nin ve İslam dünyasının en önemli kültürel miraslarından biri olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin tarihi yolculuğu, verilen feyizli mücadeleler ve basın hafızasındaki yeri kapsamlı bir eserle raflardaki yerini aldı. Hazırlanan bu özel çalışma, mabedin aslına rücu etme sürecini tüm detaylarıyla gözler önüne seriyor.
Eserin takdim yazısını kaleme alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un fethinin ardından Ayasofya'nın camiye dönüştürülme sürecine ve fethin manevi anlamına dikkat çekti. Şair Sezai Karakoç'un ifadelerine atıfta bulunulan yazıda, Ayasofya'nın hürriyetine kavuşturulmasının İslam dünyası için taşıdığı büyük önemin altı çizildi. Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan haşmetli yapının, 1934 yılında müzeye dönüştürülmesiyle başlayan hüzünlü dönemin, Türk basınının usta kalemleri tarafından nasıl ele alındığı da kitapta belgeleniyor.
Çalışma, yalnızca geçmişin basın arşivini gün yüzüne çıkarmakla kalmıyor; aynı zamanda Danıştay'ın kararı ve ardından imzalanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile mabedin yeniden ibadete açıldığı 2020 yılı sonrasındaki ihya, bakım ve koruma çalışmalarını da kayıt altına alıyor. 86 yıllık hasretin sona ermesiyle birlikte atılan adımların ve yürütülen faaliyetlerin detaylıca işlendiği bu kıymetli eser, tarihe not düşen bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
Fatih Sultan Mehmed Han'ın vasiyetine sadık kalınarak asli kimliğine kavuşturulan Ayasofya'nın yeniden diriliş mücadelesini anlatan "Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi" kitabı, hem bir kültür hizmeti sunuyor hem de gelecek nesillere aktarılacak kalıcı bir miras bırakıyor. Okurlar bu özel esere dijital platformlar üzerinden erişebiliyor.