Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ev sahipliğinde, tarihin ve medeniyetin en önemli sembollerinden biri olan Ayasofya'yı konu alan kapsamlı bir panel gerçekleştirildi. İletişim Başkanlığı Basın ve Yayın Dairesi Başkanı Dr. Zeynep Zelan'ın moderatörlüğünü üstlendiği programa, siyaset ve akademi dünyasından önemli isimler katıldı.
"Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya" başlığıyla düzenlenen etkinlikte, 64. Hükümet Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez ve araştırmacı yazar Tufan Gündüz konuşmacı olarak yer aldı.
Panelin açılış konuşmalarında Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasının tarihsel ve toplumsal önemine dikkat çekildi. Mahir Ünal, Ayasofya'nın ibadete açılmasının büyük bir irade ve cesaret örneği olduğunu vurgulayarak, Osmanlı medeniyetinin adalet anlayışına değindi. İstanbul'un fethinin bir işgal değil, adalet dairesine alma süreci olduğunu belirten Ünal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milletin özlemini karara dönüştüren liderlik vasfını övdü.
Rektör Prof. Dr. Mehmet Görmez ise Ayasofya'nın 86 yıl boyunca turizm nesnesi olarak kullanılmasının ardından yeniden secdeyle buluşmasının vefa borcu olduğunu ifade etti. Fatih Sultan Mehmet'in yapıyı ganimet değil büyük bir emanet olarak gördüğünü hatırlatan Görmez, Ayasofya'nın sadece namaz kılınan bir mabet olmanın ötesinde, ilim, hikmet ve medeniyet ruhuyla yeniden ihya edilmesi gerektiğini kaydetti.
Tarihçi Tufan Gündüz ise konuşmasında Ayasofya'nın Türk-İslam hukuku ve dünya tarihi açısından taşıdığı değere odaklandı. Ayasofya'nın mimari ve dini dönüşüm süreçlerine değinen Gündüz, 1453 yılından bu yana yapının ibadethane olma niteliğini koruduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu dile getirdi.