Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolda en kritik dönüm noktalarından biri olan 26 Ağustos 1922'deki Büyük Taarruz, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki en büyük zaferlerden biri olarak tarihe kazındı. Afyonkarahisar'da başlatılan ve dört gün süren bu tarihi muharebe, işgalci güçlerin bozguna uğratılmasıyla sonuçlandı. 30 Ağustos Zaferi'nin ardında, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, hayatını vatanına adayan on binlerce kahramanın fedakarlığı yatıyor. Bu kahramanlardan biri de, milli mücadelenin en kritik cephelerinde topçu birliklerine komuta eden Kemal Doğan'dı.
Korgeneral rütbesiyle emekli olduktan sonra 1951 yılında hayatını kaybeden Kemal Doğan'ın hatırası, kızı Ayfer Neyzi tarafından büyük bir titizlikle yaşatılıyor. Babasından kalan asırlık mirası gözü gibi koruyan Neyzi, 1917 yılında Irak Cephesi'nde yaralandığı sırada giydiği, üzerinde kurşun delikleri ve hala silinmeyen kan izleri bulunan üniformayı bugüne taşıdı. Babasını "Çılgın Türk" olarak tanımlayan Ayfer Neyzi, Doğan'ın askeri dehasını ve fedakarlıklarını şu sözlerle anlattı: "Babam, Büyük Taarruz'da topçu başmüfettişi olarak topçuya ateş emrini veren kişidir. Mustafa Kemal Paşa o sırada harekatı tepeden izliyor ve 'Aferin Kemal, çok iyi, fevkalade Kemal' diye sevinçle seslenirmiş."
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki hemen hemen tüm cephelerde boy gösteren Kemal Doğan; 1911'de Libya, 1912'de Balkanlar, 1915'te Kafkasya, 1917'de Irak ve 1920'de Adana'daki çatışmalarda yer aldı. Defalarca yaralanmasına ve ağır yenilgiler görmesine rağmen hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmayan Doğan, nihayetinde Dumlupınar'da özlemini çektiği büyük zaferle kucaklaştı. Kızı Ayfer Neyzi, babasının vatan sevgisini şu çarpıcı detayla özetledi: "Babam vuruluyor, iyileşiyor, tekrar gidiyor. Savaş bitene kadar evlenmedi; çünkü 'Vurulursam, ölürsem eşim dul, çocuklarım yetim kalır' düşüncesiyle hareket etti. Savaşırken ölebilmek özgürlüğünü tadabilmek için zaferi bekledi. Annemle nikahları Cumhuriyet'in ilan edildiği gün, 29 Ekim 1923'te kıyıldı."
Kemal Doğan'ın ailesine bıraktığı en kıymetli yadigarlardan biri de, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat kaleme alınan tarihi bir mektup. Uşak'ta, henüz İzmir kurtarılmadan hemen önce, 3 Eylül 1922 tarihinde Osmanlıca olarak yazılan bu özel belgede Atatürk'ün şu ifadeleri yer alıyor: "Birinci Ordu Topçu Müfettişi Miralay Kemal Efendi'ye; Dumlupınar Meydan Savaşı'nın büyük zaferinde size verilen görevleri olağanüstü bir surette yerine getirmeyi başarmanızı ve bu uğurda cansiperane ve fedakar gayret ve çalışmalarınızı cidden takdir ve tebrik eder ve rütbenizin 31 Ağustos 1922’den geçerli olmak üzere albaylığa terfi edildiğini bildiririm. Başkomutan Mustafa Kemal." Bu eşsiz mektup ve kanlı üniforma, Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı'nda verdiği destansı mücadelenin somut birer kanıtı olarak geleceğe aktarılıyor.