Antalya'nın simge yapılarından biri olan Aspendos Antik Kenti'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 'Geleceğe Miras Projesi' dahilinde yürütülen arkeolojik çalışmalar büyük bir keşfe imza attı. 2022 yılından bu yana Doç. Dr. Mustafa Bilgin'in liderliğinde devam eden titiz kazılar sonucunda, antik tiyatroyu şehrin akropolüne bağlayan yaklaşık 300 metre uzunluğundaki ana ulaşım aksı yeniden gün ışığına kavuşturuldu.
Arkeologlar, antik kentin ticari ve sosyal yaşamının kalbinin attığı bu güzergahta, oldukça iyi korunmuş bir ekmek fırını, sivil konutlar, çeşitli kamu binaları ve anıtsal bir giriş kapısı tespit etti. Uzmanlar, caddenin mühendislik detaylarının dönemine göre oldukça ileri düzeyde olduğunu vurguluyor. Özellikle zemin döşemelerinin, bölgenin sismik yapısı dikkate alınarak eğimli bir şekilde kurgulanması, caddenin binlerce yıl boyunca depremlere karşı ayakta kalmasını sağlamış. Ayrıca caddenin hemen altında yer alan 1 metre derinliğindeki kanalizasyon sistemi, Aspendos'un antik dönemdeki şehirleşme vizyonunu gözler önüne seriyor.
Kazı çalışmaları sadece mimari yapılarla sınırlı kalmadı. Bölgede ele geçirilen Fenike sikkeleri ve cam koku kapları, Aspendos'un Doğu Akdeniz ticaret ağındaki stratejik konumunu kanıtlıyor. Doç. Dr. Mustafa Bilgin, bu bulguların kentin Suriye ve Filistin bölgeleriyle olan köklü ticari bağlarını belgelediğini ifade etti. Doğu Nekropolisi'nde tespit edilen Klasik Dönem mezarları ise yerleşimin tarihsel katmanlarını MÖ 5. yüzyıla kadar geriye götürüyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte ziyaretçiler, antik tiyatrodan başlayarak akropole uzanan bu tarihi güzergahta, binlerce yıllık yaşamın izlerini birebir takip etme şansına sahip olacak.