İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin açılan davada ilk duruşma görüldü. İmamoğlu’nun kendi şirketine ait aracın belediye başkanlığı makam aracı olarak kullanıldığı ve bazı giderlerinin belediye bütçesinden karşılandığı iddiasına ilişkin davada 12 sanık hakim karşısına çıktı.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin açılan davada ilk duruşma görüldü. İmamoğlu’nun kendi şirketine ait aracın belediye başkanlığı makam aracı olarak kullanıldığı ve bazı giderlerinin belediye bütçesinden karşılandığı iddiasına ilişkin davada 12 sanık hakim karşısına çıktı.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin açılan davada ilk duruşma görüldü. İmamoğlu’nun kendi şirketine ait aracın belediye başkanlığı makam aracı olarak kullanıldığı ve bazı giderlerinin belediye bütçesinden karşılandığı iddiasına ilişkin davada 12 sanık hakim karşısına çıktı.
Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada, 8 tutuksuz sanık ve avukatları hazır bulundu.
Aynı zamanda başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu da duruşmaya katıldı. Duruşmayı, Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, oğlu Mehmet Selim İmamoğlu ve bazı partililer takip etti.
Kimlik tespitinin ardından iddianamenin özetinin okunmasıyla başlayan duruşmada savunma yapan Ekrem İmamoğlu, davanın yanlış olduğunu düşündüğünü belirtti. İmamoğlu, bu duruşmayla birlikte çok sayıda davada hakim karşısına çıktığını ifade ederek, “Bu dava ilk bakışta bir makam arabası meselesi olarak görülebilir ama öyle değildir, siyasidir ve siyasi saiklerle üretilmiştir” dedi.
Kamuya hizmet anlayışıyla hareket ettiğini savunan İmamoğlu, hiçbir zaman makam üzerinden bir çıkar ilişkisi kurmadığını söyledi. İmamoğlu, söz konusu aracın belediyeye bedelsiz olarak tahsis edilmesi sürecine ilişkin yaptığı savunmada, yüksek maliyetli bir araç kiralanması yerine kendi şirketine ait aracın kullanılmasını önerdiğini belirtti.
İmamoğlu, “Bu aracın daha iyisi bende var, ben kullanıyorum. Bu arabayı belediyeye bedava tahsis edelim” diyerek sürecin başladığını ifade etti.
Kendi aracı için belediye sisteminden alınan yakıtla ilgili de açıklama yapan İmamoğlu, 2019 yılında yaşanan durumun fark edilmesinin ardından bedelin belediye kasasına geri yatırıldığını savundu. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, İmamoğlu İnşaat’ın 2015 yılında Beylikdüzü Belediyesine başvurarak şirket adına kayıtlı Mercedes Vito marka aracın, bakım, yakıt ve diğer giderleri belediye tarafından karşılanmak üzere belediye hizmetinde kullanılmasını teklif ettiği belirtildi.
İddianamede, söz konusu talebin Belediye Encümeni tarafından kabul edildiği, ancak özel mülkiyetteki bir aracın giderlerinin belediye bütçesinden karşılanmasına ilişkin kararın mevzuata aykırı olduğu öne sürüldü. Savcılık, bu kapsamda aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 sanık hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan ceza talep etti.
İddianamede ayrıca Beylikdüzü Belediyesi dönemindeki bazı doğrudan temin işlemlerine ilişkin de usulsüzlük iddialarına yer verildi. Belediyenin bazı hizmet alımlarını doğrudan temin sınırının altında kalacak şekilde parçalara böldüğü ve bu nedenle Kamu İhale Kanunu’ndaki rekabet ve kaynakların etkin kullanılması ilkelerinin ihlal edildiği ileri sürüldü.
Duruşmada tutuksuz sanıklar ile avukatlarının savunmaları da alındı. Mahkeme, eksik savunmaların tamamlanması için duruşmayı 23 Ekim tarihine erteledi.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu, Bülent Arslaner, Fatih Keleş, Fatma Hoşgöz Açıkgöz, İlyas Yılmaz, Mehmet Zeki Çanakçi, Mülayim Demirtaş, Nuray Köker, Orhan Yılmaz, Selçuk Altun, Üzeyir Çöl ve Ercan Doğan "sanık" olarak yer alıyor. İddianamede, İmamoğlu İnşaat'ın 4 Şubat 2015'te Beylikdüzü Belediyesine bir dilekçe verdiği, dilekçede şirketin mülkiyetindeki 34 LN 4472 plakalı Mercedes Vito aracın, bakım, yakıt ve diğer tüm masraflarının belediye tarafından karşılanmak üzere, dönemin belediye başkanının görev süresi boyunca bedelsiz olarak Belediye Başkanlığı hizmetinde kullanılmasının teklif edildiği aktarılıyor.
Söz konusu dilekçenin 9 Şubat 2015'te Ekrem İmamoğlu'nun oluruyla Belediye Encümeni'ne sevk edildiği anlatılan iddianamede, encümenin bu talebi, aracın başkanlık makam otosu olarak kullanılması, bakım ve yakıt masraflarının belediye tarafından karşılanmak üzere bedel ödenmeksizin kabulüne uygun gördüğü bilgisine yer veriliyor. İddianamede, Belediye Kanunu'nun ilgili maddesine göre encümenin görev ve yetkilerinin sınırlandırıldığı, özel mülkiyetteki bir aracın belediye başkanına makam aracı olarak tahsis edilmesi ve bu aracın tüm masraflarının belediye bütçesinden karşılanmasına karar verme yetkisi bulunmadığı ifade ediliyor.
Ayrıca iddianamede, bu nedenlerle Belediye Kanunu'nda sayılan görev ve yetkileri arasında olmamasına ve Taşıt Kanunu'na aykırı olmasına rağmen, özel mülkiyetteki bir aracın giderlerinin belediye bütçesinden karşılanması yönünde karar alan encümen üyeleri Çanakçi, Demirtaş, Keleş, Köker, Altun, İlyas Yılmaz ve Orhan Yılmaz ile encümen kararına dayanarak aracın bakım, onarım, lastik ve akaryakıt alımı harcamalarını gerçekleştirmek ve ödemeleri yapmakla görevlerinin gereğine aykırı davranan dönemin Beylikdüzü Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Üzeyir Çöl ile Destek Hizmetleri personeli Bülent Arslaner'in sorumlu olduğu kaydediliyor. İddianamede Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor İşleri Müdürlüğünce 25 Aralık 2018'de 65 bin 600 lira bedelli "Eğitmen Çalıştırılması ve Spor Organizasyonları Malzemesi Alım İşi" ile 15 Ocak 2019'da 65 bin 800 lira bedelli iki ayrı "Eğitmen Çalıştırılması ve Spor Organizasyonları İşi" için temin alımı yapıldığı anlatılıyor.
Kamu İhale Kanunu'na göre büyükşehir belediye sınırları içerisindeki idareler için doğrudan temin parasal limitinin KDV hariç 67 bin 613 lira olduğu hatırlatılan iddianamede, belediyenin iki ayrı doğrudan temin alımı yaptığı bildiriliyor. İddianamede, her iki alımın bedelinin de tek başına 67 bin 613 liralık doğrudan temin limitinin altında kaldığı ancak her iki işin de aynı nitelikte olduğu belirtilerek, "Kamu İhale Kanunu'nun 5'inci maddesine aykırı olarak rekabet, eşitlik ve kaynakların etkin kullanılması ilkeleri ihlal edilerek doğrudan temin sınırının altında kalmak amacıyla aynı nitelikteki eğitmen çalıştırılması hizmeti işinin 2 kısma bölünerek doğrudan temin usulü ile alımların gerçekleştirildiği sabittir." deniliyor.
İddianamede, sanıklar Ekrem İmamoğlu, Bülent Arslaner, Fatih Keleş, İlyas Yılmaz, Mehmet Zeki Çanakçi, Mülayim Demirtaş, Nuray Köker, Orhan Yılmaz, Selçuk Altun, Üzeyir Çöl ve Fatma Hoşgöz Açıkgöz'ün "görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan ikişer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor. Sanık Ercan Doğan'ın "görevi kötüye kullanmaya yardım" suçundan 3 aydan 1 yıla kadar hapsinin istendiği iddianamede sanık Mehmet Zeki Çanakçi'nin ayrıca daha önce aldığı bir cezadan dolayı denetim süreci içindeyken yeni bir suç işleyerek denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrandığı belirtiliyor.