Suriye sahasında uzun süredir devam eden belirsizlik ortamında, PKK'nın uzantısı olan YPG'nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kendini feshettiğini duyurması uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Şam'daki Halk Sarayı'nda kameralar karşısına geçen örgüt elebaşlarından Mazlum Abdi, bağımsız bir askeri güç olarak varlıklarına son verdiklerini ve Suriye Ordusu'na entegre olacaklarını açıkladı. Bu gelişme, bölge genelinde yeni bir dönemin kapılarını aralarken, Ankara'daki güvenlik kaynakları tarafından Suriye krizinin başlangıcından bu yana gerçekleşen en kritik jeopolitik kırılmalardan biri olarak değerlendirildi.
Ankara kulislerinde ve güvenlik birimlerinde yapılan ilk değerlendirmelere göre, SDG'nin bu kararı Türkiye'nin iç ve dış güvenlik konseptinin tam kesişim noktasında yer alıyor. Türkiye'nin uzun süredir savunduğu, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve sınır hattında herhangi bir paralel silahlı yapılanmaya asla izin verilmeyeceği prensibi bu hamleyle fiilen karşılık bulmuş oldu. Uzmanlar, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin bu tasfiye süreci sayesinde bölgesel bir ivme kazandığını ve Irak ile Suriye hattındaki güvenlik boşluğunun kapanma evresine girdiğini belirtiyor.
Sürecin arka planında, 8 Aralık 2024 tarihinde Suriye'deki 61 yıllık Baas rejiminin çökmesi ve Beşar Esad'ın ülkeden kaçması gibi köklü değişimler yer alıyor. Geçici devlet yönetimi ile SDG arasında Mart 2025'te imzalanan mutabakatlar ve ardından yaşanan askeri hareketlilikler sonucunda, örgüt nihayet silah bırakma ve Savunma Bakanlığı bünyesine katılma mecburiyetini kabul etti. Bu anlaşmayla birlikte ülkedeki stratejik enerji kaynaklarının yeniden Şam yönetiminin merkezi kontrolüne geçmesinin de önü açıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da gelişmelerin ardından yaptığı değerlendirmelerde kararlılık vurgusu yaptı. Doğrudan Suriye sahasındaki detaylara girmese de "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık" ifadelerini kullanan Erdoğan, ne doğru yoldan sapacaklarını ne de olası tahriklerle farklı bir mecraya gireceklerini belirterek azim ve kararlılıkla yola devam edeceklerini kaydetti. Ankara, sınır güvenliğini tehdit eden unsurların ortadan kalkmasıyla birlikte bölgede kalıcı istikrarın tesisi için diplomatik ve askeri temaslarını sürdürmeye devam ediyor.