Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve Orta Doğu'daki tansiyon, kıymetli madenlerin seyrini doğrudan etkilemeye devam ediyor. Bir önceki günü yükselişle kapatan gram altın, yeni güne de alıcılı bir başlangıç yaparak yatırımcıların odağına yerleşti. Ons altın fiyatındaki yukarı yönlü ivmeyle birlikte iç piyasada da rakamlar yukarı tırmandı.
Edinilen bilgilere göre, dün ons fiyatındaki artışa paralel olarak alış ağırlıklı bir seyir izleyen gram altın, günü önceki kapanışa kıyasla yüzde 1,8'lik bir kazançla 6 bin 187 lira seviyesinden tamamlamıştı. Sabah saatleri itibarıyla alıcılı seyrini sürdüren gram altın, önceki kapanışa göre yüzde 1,4 oranında değer kazanarak 6 bin 270 lira seviyesinden işlem görmeye başladı. Aynı dakikalarda piyasalarda çeyrek altın 10 bin 286 liradan, cumhuriyet altını ise 40 bin 987 liradan alıcı buluyor. Küresel piyasalarda altının ons fiyatı da yüzde 1,3 artışla 4 bin 130 dolar seviyesine ulaştı.
Piyasalardaki bu hareketliliğin arkasında yatan en önemli etkenlerden biri ise uluslararası siyasi gelişmeler ve ABD-İran hattındaki gerilim olarak gösteriliyor. Taraflar arasında müzakerelere dönüş konusunda yapılan açıklamalar karşılık bulmazken, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile ilgili yaptığı sert açıklamalar belirsizliği artırdı. Karşılıklı hamlelerin sürmesi ve diplomatik bir ilerleme kaydedilememesi, emtia fiyatlamaları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Yaşanan bu jeopolitik gerilimler sadece altın fiyatlarını değil, petrolden tahvil piyasalarına kadar geniş bir yelpazeyi etkiliyor. Artan enerji maliyetleri enflasyon beklentilerini yukarı yönlü tetiklerken, merkez bankalarının gelecekte daha şahin politikalar izleyebileceği endişesini güçlendiriyor. Bu durum tahvil piyasalarında satış baskısına yol açarken, yatırımcıların güvenli liman arayışını canlı tutuyor.
Uzmanlar, günün geri kalanında veri takviminin yakından izleneceğini belirtiyor. Yurt içinde reel kesim güven endeksi ile kapasite kullanım oranının açıklanacağı, yurt dışında ise ABD'den gelecek haftalık mortgage başvuruları verilerinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağı ifade ediliyor.