“Terörsüz Türkiye’yi nihayetlendirme aşamasına getirdik. Yasa teklifini Meclis’e sunduk.
Yasal düzenlemeyi Cumhur İttifakı olarak verdik” diyor. Erdoğan her defasında Cumhur İttifakı’na vurgu yapmaya özen gösteriyor.
Kanun teklifi Meclis’e sunulduktan sonra ilk görüşmesini de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptı. AK Parti MKYK toplantısı, yasa teklifinin Meclis’e sunulduğu saatlerde yapılmıştı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, yasal düzenleme hakkında MKYK üyelerine bilgi veriyor, onların sorularını yanıtlıyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan da zaman zaman araya girip, anlaşılmayan bir nokta olduğu zaman, yeniden izah edilmesini istiyor.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Âlâ ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de iç ve dış konjonktüre ilişkin değerlendirmeler yapıyorlar. Adalet Bakanı Gürlek, yasal düzenlemenin PKK’nın tasfiyesine özgü ve geçici bir düzenleme olduğunun altını çiziyor.
Diğer terör örgütlerinin bundan yararlanamayacağını anlatıyor. Burada başta FETÖ terör örgütü olmak üzere diğer terör örgütlerinin kastedildiği açık.
Çünkü Akın Gürlek, “Başka terör örgütlerinin yasadan yararlanması söz konusu değil. Anayasa Mahkemesi’ne götürmelerinde bundan istifade edemezler” diyor.
Bu yasa bir af düzenlemesi değil. Ancak daha önceki yasal düzenlemelerde Anayasa’nın eşitlik ilkesine dayanarak Anayasa Mahkemesi’ne başvuranlar oldu.
O nedenle yasal hazırlık yapılırken FETÖ terör örgütünün de “Eşitlik İlkesi” gereğince bundan yararlanmak için Anayasa Mahkemesi’ne müracaat etmesi ihtimali dikkate alındı. FETÖ’nün yararlanmaması için önlem alındı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Öcalan’ın ve Demirtaş’ın mevcut düzenlemeden yararlanamayacağını belirtiyor, asker ve polislerimizi şehit edenlerin kapsam dışı olduğunu anlatıyor. “Ancak MGK’da PKK münfesih örgüt olarak kabul edildiğinde kayyumların yerine atamalar olabilir. Çünkü onlar terör örgütü bağlantısı nedeniyle görevden alınmışlardı.
Ama Esenyurt farklı. Çünkü Esenyurt farklı bir gerekçeyle görevden alınmıştı” diyor.
Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili yazdığım kulislerde her defasında bu sürecin dinamik bir süreç olduğunu, olumlu ilerlerse yeni değerlendirmeler yapılacağının altını çiziyorum. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Âlâ da süreçle ilgili konuşmasında Türkiye’de askeri vesayetin geriletilmesi ve dış konjonktürün hazırlanmasının önemini örnekler vererek anlatıyor.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise yasal düzenlemede sıkıntılı bir nokta olmadığını belirtiyor. “İç ve dış konjonktür lehimize. Bu fırsatı değerlendirmeliyiz” diye konuşuyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreçteki rolüne ilişkin önemli bir tespitte bulunuyor. “Bu sürecin mimarı sizsiniz. Bunu iyi anlatmamız lazım” diyor.
Milli Eğitim Bakanı Tekin’e katılıyorum. Bu sürecin mimarı Cumhurbaşkanı Erdoğan.
Eğer Erdoğan iç ve dış konjonktürü hazırlamasaydı ve güçlü bir lider olarak sürecin arkasında durmasaydı bu seviyeye gelemezdik. Gerçekten tarihi bir süreç yaşanıyor.
Bu süreci şekillendiren ise Cumhurbaşkanı Erdoğan. Eğer Erdoğan içeride askeri vesayeti geriletmeseydi, Kürt sorununun çözümünde sessiz devrimleri hayata geçirmeseydi, terörle mücadele zamanında yurtiçinde ve sınırlarımızın ötesindeki operasyonlarla PKK’yı yenilgiye uğratmasaydı, Suriye devrimi gerçekleşip PKK’nın arkasındaki Esed ailesi tasfiye olmasaydı, Suriye toprakları üzerindeki SDG- YPG varlığı sona ermeseydi, Erdoğan-Trump dostluğu sayesinde PKK’nın arkasındaki Amerikan desteği çekilmeseydi, Türkiye; İngilizler, İsrail ve İran karşısında güçlü olmasaydı Terörsüz Türkiye süreci başarılı olamazdı.
Duran Kalkan ne dedi?.Ortadoğu’da nice devletler yıkıldı, nice diktatörler tasfiye oldu. PKK artık denizin bittiğini gördü.
Eğer Türkiye bu kadar güçlü bir ülke olmasaydı ABD bizimle anlaşmaya varmak zorunda kalır mıydı?.Yeni bir Türkiye, yeni bir Ortadoğu inşa ediliyor. Bu sürecin mimarı da Cumhurbaşkanı Erdoğan.
Bu elbette ki MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tarihi rolünü, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un muhalefetin desteğini sağlama ve siyasi olarak bir denge kurma çabalarını, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın sahadaki başarısını, İmralı’nın üstlendiği sorumluluğu yok saymamızı gerektirmez. Bu isimler taşın altına ellerini değil gövdelerini koydular.
Hepsinden Allah razı olsun. Terörsüz Türkiye yasa teklifi bugün Adalet Komisyonu’nda görüşülmeye başlanacak.
Önümüzdeki hafta ise yasal süreç tamamlanmış olacak. Gözler sahaya çevrilecek. 50 yılımıza mal olan terörün tasfiye edilmesi sadece iktidarın ya da muhalefetin sorunu değil.
Türkiye’nin beka sorunu. O nedenle yasanın da iktidar ve muhalefetin işbirliği ile çıkması çok önemli.
Sadece bir yasa çıkmıyor. Yoksa daha önce Pişmanlık Yasası ve Eve Dönüş Yasası olarak 10 kez yasal düzenleme yapıldı.
Sadece PKK terör örgütü tasfiye edilmiyor. Kürtler ve Türkler, geleceğimizi yeniden inşa ediyoruz.
Bu olay Ortadoğu’da yeni bir dengenin kurulması anlamını taşıyor. Kürtler ve Türkler, bu ülkeyi birlikte kurduk.
Ancak PKK terörüyle acılı bir süreç yaşandı. Bu olay tarihi bir düzeltme yapılması anlamına geliyor.
Kürt-Türk kardeşliği yeniden ihya ve inşa ediliyor. Ortadoğu’daki yüz yıllık emperyalist planlar çöpe atılıyor