Balıkesir'in tarihi zenginlikleri arasında yer alan Adramytteion Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmaları, arkeoloji dünyasında heyecan yaratan yeni bir keşfe sahne oldu. Ören Mahallesi sınırları içinde gerçekleştirilen kazılarda, dönemin ihtişamını gözler önüne seren Roma dönemine ait lüks bir konut yapısı ortaya çıkarıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığının izinleri doğrultusunda, ilgili müze müdürlüğünün başkanlığında ve akademisyenlerin bilimsel danışmanlığında yürütülen saha çalışmalarında çok tabakalı kültür katlarına ulaşıldı. Yapılan detaylı incelemeler neticesinde açığa çıkarılan Roma dönemine ait villanın merkezinde, dönemin mimari anlayışının vazgeçilmez unsurlarından biri olan 'atrium' adı verilen iç avlunun bulunduğu belirlendi. Bu merkezi alanın etrafında ise görkemli üç büyük salonun yer aldığı tespit edildi.
Elde edilen bulgular, yapının sadece bir barınma alanı olmadığını, aynı zamanda dönemin zengin sanat anlayışını yansıtan bir eser olduğunu ortaya koydu. Salonların duvarlarının fresklerle kaplı olduğu, zeminlerin ise ince işçilikle hazırlanmış mozaiklerle süslendiği görüldü. Özellikle kuzey salonda yer alan 15 farklı panel, uzmanların dikkatini çekti. Bu panellerde çeşitli kuş türleri, balık figürleri ve antik kentin milattan önce 4. yüzyıldaki sikkelerinde yer alan kanatlı at motifine rastlandı. Söz konusu motifin, sikkelerde kullanılmasından yaklaşık 5-6 asır sonra bir konut duvarında yeniden kenti temsil eden bir unsur olarak karşımıza çıkması, tarihsel devamlılık açısından büyük bir önem taşıyor.
Kazı çalışmalarında ulaşılan mozaiklerde evcil hayvan figürlerinin de yer alması, dönemin sosyal yaşamına dair samimi detaylar sundu. Mozaiklerdeki kedi ve köpek tasvirlerinin yanında yazıtlarla isimlerinin de işlendiği görüldü. Buna göre kedi figürünün 'Zümrüt', köpeğin ise 'Okyanos' adıyla betimlendiği saptandı. Uzmanlar, bu özel ayrıntıların yapının mülk sahibi hakkında önemli ipuçları verdiğini ifade ediyor. Ayrıca mozaiklerde yer alan Medusa, Gorgon ve Kuzey Afrika sanat repertuvarına özgü pigme figürleri, Adramytteion'un dönemin önemli bir liman kenti olması sebebiyle Kuzey Afrikalı varlıklı bir tüccara ait olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Milattan sonra 2. yüzyıldaki kullanım evresine işaret eden bulguların yanı sıra, yapının sonraki yüzyıllarda da şekil değiştirdiği anlaşıldı. Milattan sonra 4. ve 5. yüzyıllarda merkezi holün güneyine yeni bir salon eklendiği ve bu alanda dönemin geometrik bezeme örneklerinin uygulandığı tespit edildi. Aynı parselde Helenistik döneme ait kalıntıların da bulunması ve bu temellerin Roma döneminde yeniden değerlendirilmesi, bölgedeki yerleşim sürekliliğini kanıtlar nitelikte.
Gelişmiş drenaj sistemleri, künk hatları ve ıslak kullanım alanlarıyla teknik altyapı açısından da oldukça sofistike bir yapı sergileyen villa, antik kentteki sosyal yaşam biçimini, ticari ağları ve kültürlerarası etkileşimleri aydınlatmaya devam ediyor.