Türkiye genelinde suç ve suçlularla mücadele kapsamında yürütülen kararlı çalışmalar meyvesini vermeye devam ediyor. Adalet Bakanlığı bünyesinde geçtiğimiz dönemde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, emniyet, jandarma ve Cumhuriyet başsavcılıklarıyla kurulan güçlü koordinasyon sayesinde uzun süredir karanlıkta kalan dosyaları birer birer aydınlatıyor. Yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, bugüne kadar onlarca faili meçhul olayın arkasındaki sis perdesi aralandı.
Son olarak, yıllardır çözülemeyen iki kritik dosyada mutlu sona ulaşıldı. Bunlardan ilki, Türkiye'nin yakın dönem hafızasında yer edinen bir seri cinayet zinciri oldu. Ankara'da 2015 yılında birebir aynı yöntemlerle gerçekleştirilen üç kasten öldürme ve altı kasten öldürmeye teşebbüs vakası yeniden inceleme altına alındı. Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu'nun hayatını kaybettiği, altı kişinin ise yaralandığı olaylar, özel bir ekibin koordinesinde derinlemesine araştırıldı.
Elde edilen tanık beyanları, HTS analizleri, baz istasyonu kayıtları ve şüphelinin o dönemdeki hareketlilik haritası, dosyaları bambaşka bir boyuta taşıdı. Antalya'da işlenen benzer nitelikteki bir cinayetle kurulan bağlar ve şüphelinin 2015 yılı sonunda Ankara'dan ayrılmasıyla saldırıların kesilmesi gibi kritik detaylar birleştirildi. Halihazırda farklı bir suçtan dolayı cezaevinde bulunan M.Ö. isimli şahsın, Ankara'daki cinayetlerin de faili olduğu kesinleşti. Adli makamlarca ifadesi alınan şüpheli, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Aydınlatılan bir diğer önemli dosya ise Osmaniye'den geldi. 13 Şubat 2019 tarihinde evlerinde ölü bulunan Mustafa ve Hüsna Ala çiftinin katil zanlısını bulmak için yerel ve merkezi birimler ortak bir operasyon yürüttü. Olay yeri inceleme fotoğrafları, kayıp bir senet, detaylı tanık anlatımları, daraltılmış baz analizleri ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verileri didik didik incelendi. Şüpheli Y.K.'nın maktullerle olan irtibatı, olay günkü baz sinyalleri ve aracıyla bölgeye giriş-çıkış yaptığı tespit edildi. 21 Ağustos tarihinde gözaltına alınan Y.K., çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak hapse atıldı.
Yetkililer, aradan kaç yıl geçerse geçsin adalet mekanizmasının aralıksız çalışacağını, hiçbir dosyanın rafa kaldırılmayacağını vurguladı. Kamu vicdanını yaralayan faili meçhul olayların üzerine kararlılıkla gidilmeye devam edileceği mesajı verildi.