Kuzey Amerika'nın iki komşu ülkesi ABD ve Kanada arasında ticaret politikaları nedeniyle gerilim tırmandı. ABD hükümetinin, Kanada'dan ithal edilen yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki belirli ürünlere yönelik yüzde 50 oranındaki ek tarifeleri resmi olarak yürürlüğe koyması iki başkent arasındaki ilişkileri sarstı. Yürürlüğe giren yeni gümrük vergilerinin, Kanada'nın ABD'ye yaptığı toplam yıllık ihracatın yaklaşık yüzde 5'lik kısmını doğrudan etkileyeceği hesaplanıyor. Listede hokey sopalarından tıbbi sarf malzemelerine kadar geniş bir yelpazede ürün bulunması dikkat çekti.
Gelişmelerin ardından ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Kanada tarafının daha önceden üzerinde mutabakata varılan çerçeve şartlarında ticaret anlaşmasını sonuçlandırmaya yanaşmadığını savundu. Washington yönetiminin sunduğu teklifin geleceğe dönük stratejik bir vizyon taşıdığını vurgulayan Greer, kararın iki ülke arasındaki tarihi ekonomik ve ulusal güvenlik ortaklığını güçlendirmeyi amaçladığını dile getirdi.
Kanada cephesinden ise bu hamleye sert bir tepki gecikmedi. Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD'nin en yakın müttefik konumundaki ülkelere bile gümrük vergisi uygulamasını eleştirerek, Washington ile geçmişteki yakın ticari ilişkilere artık geri dönülemeyeceğinin altını çizdi. ABD'nin devreye soktuğu tarifeler ve müzakere sürecinde son anda yapılan değişikliklerin haksız ve ekonomik açıdan kabul edilemez olduğunu belirten Carney, ABD ile yürütülen tüm ticari müzakerelerin askıya alındığını duyurdu.
Kanada'nın kendi işçilerini ve yerel işletmelerini korumak adına bu adımlara bire bir karşılık vereceğini kaydeden Başbakan Carney, ticaret politikasında yeni ve sert bir döneme girildiğinin sinyalini verdi. Uzmanlar, iki müttefik ülke arasındaki bu ekonomik kopuşun küresel tedarik zincirleri ve Kuzey Amerika serbest ticaret dengeleri üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini ifade ediyor.