Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşan 12. Yargı Paketi, ceza adaleti sistemi, infaz düzenlemeleri ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen hukuki süreçlerde köklü değişiklikler getiriyor. Kamuoyunda uzun süredir tartışılan pek çok konuya açıklık getiren yeni yasal düzenleme, özellikle 'IBAN mağdurları' olarak bilinen kişilere yönelik cezai indirimler, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) şartlarının yeniden belirlenmesi ve kanuni faiz oranlarındaki güncellemelerle dikkat çekiyor.
Son dönemde dolandırıcılık vakalarında hesaplarını veya ödeme bilgilerini bilerek ya da bilmeyerek başkalarına kullandıran kişilere yönelik yeni bir hukuki çerçeve çizildi. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenleyen 158. maddesine eklenen yeni fıkra kapsamında; dolandırıcılık suçuna iştiraki sadece kendine veya başkasına ait banka hesabı, kredi kartı, kripto varlık hesabı gibi ödeme araçlarını başkasına vermekle sınırlı olan kişilerin cezası yarı oranında indirilecek.
Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce haklarında mahkumiyet kararı verilmiş ancak dosyası henüz kesinleşmemiş (temyiz veya istinaf aşamasında olan) sanıklar için dosyalar ilk derece mahkemelerine geri gönderilecek. Cezası infaz aşamasında olan hükümlüler ise mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren 6 ay içinde mağdurun tüm zararını karşılamaları durumunda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ceza indiriminden faydalanabilecekler. Ancak zarar tamamen giderilene kadar infazın ertelenmesi veya durdurulması söz konusu olmayacak.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarında uygulanabilen HAGB müessesesi yeniden yapılandırıldı. HAGB kararı verilebilmesi için sanığın kasıtlı bir suçtan sabıkasının bulunmaması, mahkemede olumlu kanaat uyandırması ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararı tamamen gidermesi şart koşulacak. Ayrıca denetim süresi 5 yıl olarak belirlenirken, bu süre içinde yeni bir HAGB kararı verilemeyecek. İşkence, eziyet ve kamu görevlilerinin kötü muamele kapsamındaki suçlarında ise HAGB kararı kesinlikle uygulanamayacak.
Hukuk davalarındaki uzun yargılama sürelerinin önüne geçilmesi amacıyla önemli bir adım atıldı. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen hükme göre, duruşmalar arasındaki süre zorunlu haller dışında 3 ayı geçemeyecek. Bilirkişi raporunun gecikmesi gibi istisnai durumlarda hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek. Ayrıca adli tıp ve genetik inceleme verilerinin gizliliği de güvence altına alındı. Genetik veriler sisteme kimlikten arındırılarak kaydedilecek ve davanın beraat veya düşme ile sonuçlanması durumunda derhal, diğer durumlarda ise 20 yıl sonra savcı huzurunda imha edilecek.
Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki alacaklarda uygulanan kanuni faiz oranlarında da güncellemeye gidildi. Buna göre, sözleşmede faiz oranı belirtilmemişse, faiz oranı Merkez Bankası'nın bir önceki yılın 31 Aralık tarihindeki kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i temel alınarak hesaplanacak. Yıl ortasında faiz oranlarında belirgin bir değişiklik olması durumunda ise yeni oranlar devreye sokulacak.
Yargı sisteminin kalitesini artırmak amacıyla hakim ve savcı yardımcılarının eğitim müfredatı genişletildi. Yardımcılar; Anayasa hukuku, insan hakları, karar yazımı, duruşma yönetimi ve kişisel gelişim gibi kritik alanlarda yoğun bir eğitime tabi tutulacak ve bu konulardan yazılı ile sözlü sınavlara girecekler. Kanunun açıkça çözebileceği hukuki konularda gereksiz yere bilirkişiye başvuran yargı mensuplarına ise uyarı cezası verilecek.