"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 102. duruşması sona erdi. İstanbul 33.
Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada, müştekilerin ifadelerinin ardından tanıklar dinlendi. Duruşmada belediyelerdeki ödeme süreçleri, reklam izinleri ve para teslimine ilişkin dikkat çekici ifadeler verildi.
Tanık Arzu Uçar, eşinin Beylikdüzü Belediyesinde 23 yıl görev yaptığını belirterek, Ekrem İmamoğlu döneminde kendisine yöneltilen bir suçlama nedeniyle intihar ettiğini söyledi. Eşinin belediyede veznedar olarak çalıştığını anlatan Uçar, iptal edilen bir makbuzun parasının kayıp olduğunu ifade etti.
Eşinin ölümünün ardından İmamoğlu ile görüştüğünü belirten Uçar, "Dedim ki, 'Başkan'ım, siz ev diyorsunuz, bunlar öyle demiyor.' O zaman Ekrem İmamoğlu, 'İş adamları bir araya gelmiş ve almış gibi gösterilir.' dedi. Sonra bize daire bakmamız söylendi.
Ben çok şaşırdım. Hani ben gerçekten birilerinden para toplayıp da bize bir daire tutulacak falan diye düşünüyordum." ifadelerini kullandı.
Uçar, eşinin 160 bin lira nedeniyle hayatını kaybettiğini, kendilerine evin tapusunun verilmediğini belirterek, "Mehmet Murat Çalık benimle hiçbir zaman görüşmedi. 23 senelik çalışma hayatı olan bir insana mobbing uygulandı." dedi. Tanık Aydın Şahin, iş insanı Adem Kameroğlu'nun kendisine verdiği yetkiyle bankadan 2 milyon lira çektiğini söyledi.
Parayı Necati Özkan'a teslim ettiğini belirten Şahin, "Necati Özkan adında biri geldi, ben parayı ona teslim ettim. Necati Özkan da parayı tekrar bizim inşaata yatırdı.
Necati Özkan 500 bin lira halinde parayı 4 seferde yatırdı." diye konuştu. Tanık Ekrem Reşat Tüzün, savcılıkta verdiği ifadeleri tekrarlayarak reklam izinlerinin alınması sürecinde yaşanan değişiklikleri anlattı.
Daha önce Kentsel Tasarım Müdürlüğünden herhangi bir bedel ödemeden izin alabildiklerini belirten Tüzün, 2020 yılından sonra Kültür AŞ'ye yönlendirildiklerini söyledi. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın ifadesinde sözünü ettiği sistemi açıklamasını istemesi üzerine Tüzün, şunları kaydetti: "Kültür AŞ'ye belli bir ödeme yapmadan izinlerimiz çıkmazdı.
Ödeme yaptım. Kültür AŞ'nin kestiği fatura karşılığı EFT ile yaptım ödemeleri.
Bütün reklam şirketlerini çağırıyorlardı, yeni bir düzene gidiyoruz diye. Bizi de davet ettiler ve izni alabilmenin yolunun Kültür AŞ'ye ödeme yapmaktan geçtiğini ifade ettiler.
Yani izinlerin alınması için Kültür AŞ'ye bir ödeme yapılması istendi ve bu ödemeler yapıldıktan sonra izinler gelmeye başladı." Tanık Cem Erdinç ise olay tarihinde bir ilaç şirketinde idari işler müdürü olarak görev yaptığını, şirketin ayrıca inşaat bölümünün bulunduğunu anlattı. Şirketin inşaat bölümündeki genel müdür İlker Aydın'ın, Şişli Belediyesinde iskanla ilgili bir sorun yaşandığını toplantıda dile getirdiğini belirten Erdinç, daha sonra Aydın ile birlikte belediye başkan yardımcısının yanına gittiklerini söyledi.
Görüşmenin ardından süreci İlker Aydın'ın takip ettiğini aktaran Erdinç, "İlker Bey görüşmeleri yaptıktan sonra Altan Bey'le (Danışman Altan Ertürk) buluşacağımı, Altan Bey'e bir emanet teslim edeceğimi söyledi. Daha sonra Altan Bey bana bir konum attı Sarıyer tarafından.
Bana da ilgili meblağı verdiler ve o meblağı alıp götürüp Sarıyer'de Altan Bey'in bulunduğu yere teslim ettim." dedi. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, "Ne kadarlık bir paraydı teslim ettiğiniz?" sorusuna Erdinç, "3,5 milyon dolar.
Büyük tek bir valizin içinde teslim ettim." yanıtını verdi. Bir kısım tanıkların da dinlenmesinin ardından mahkeme, duruşmayı 3 Kasım Salı gününe erteledi.
Kırıkkale'de, yemek masasında oturdukları sırada çıktığı iddia edilen tartışma sırasında 60 yaşındaki babası Veli Aydoğdu'yu ekmek bıçağıyla öldüren 37 yaşındaki Hasan Kenan Aydoğdu, tutuklandı. Katil zanlısının olay sırasında alkollü olduğu öğrenildi (İHA)